Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Hastaneden Eve Geldi ...
Bileğim Burkuldu
Günaydın
Durum hiklayesi
Pamuk Şeker
Gülüşün
Yine burdayız...
.........
.........
💐
Kız Nasıl İstenir?
Hayatın İçerisindeki Geom ...
İstanbul'da Bir Hafta
Hikayem
Annem Kime Oy Verecek
güne başlarken, hayat işte, günlük, öyle beylik laflara gerek yok ki, bağlanmayacaksın, çalışmaya ara vermek, premier ınn, kalp nasıl yapılır, sevgi, yaşam tümü

Şu an sitede 10 kişi on-line
Bugün 1,252 ziyaretçi 
Toplam 10,881,931 ziyaretçi 
 
beklerken Etiketiyle İlişkili Tüm Yazılar
 
   
  Keçi Durağında
  10.05.2009 - Günlüğüm
   
 

otobus duragi, durakta beklemek, beklemek, otobüs durağında beklemek

Burası bir otobüs durağı.
Adı Keçi.
İstanbulda Keçi durağında,
Bekleyen birinden haberdar olursan,
Orada ben varım işte.
Sen geleceksin diye otobüse binmedim.
Gelir misin?
Doğrusu bir fikrim yok.
Beklemenin sakıncası yok ama.
Hayatımızın büyük bir kısmı bekleyerek geçiyor.
Hava güzel ama akşam esintisi var.
Beklerken muhtemelen uyurum.
Uzun uzun uyusam.
Ne güzel olur.

Madem geleceksin..

Sana Hıncal Uluç'un bugünkü anneler gününden bir alıntı bırakayım.

İnançtan bahsediyor. Kurayı nasıl kazandığından..

Sene 1966 Mart ayı Muhabere Yedek Subay Okulu'nda öğrencilik dönemim bitmek üzere..
Günlerden çarşamba, ertesi gün kura çekeceğiz.. 1.5 yıl görev yapacağımız yeri belirlemek üzere..
Eve geldim, annem odasında hüngür hüngür ağlıyor.. Odasından zaten haftalardır çıkmıyor.. Her gün vücudunun bir başka organına yayılan bir hastalığı var... Kanser.. Günleri sayılı... Gerçeği babam biliyor.. Bir gece ağlayarak bana anlattı, ben biliyorum..
"Hayrola anne" dedim.
Babamla tartışmışlar. Babam asker.. Askerdi.. Şimdi milletvekili.. Genelkurmay başkanı sınıf arkadaşı.. Kara Kuvvetleri Komutanı da öyle.. Bir telefonu yeterli, benim Ankara'da kalmam için.. Annem yalvarmış.. Babam "Herkesin oğlu nasıl giderse, senin oğlun da gider... Bu vatanın iyi yeri kötü yeri olmaz" demiş, çarpmış kapıyı çıkmış gitmiş.. Annem kaderini bilmiyor, ama hissediyor olmalı ki, beni ille de yanında istiyor. Ne dediysem kesemedim ağlamasını.. Sonunda "Bak anne" dedim.. "Bu kadar çok mu istiyorsun Ankara'da kalmamı?"
Sarıldı boynuma.. Dakikalarca öyle kaldık.. Kulağına "Merak etme anne" dedim. "Madem sen bu kadar istiyorsun ben de Ankara'yı çekeceğim... Sen bu gece dua et yalnız!.."
Ertesi gün kurayı yönetecek ekip geldi. Numaralarımız okunuyor. Gidip çekiyoruz. Yüksük gibi bir şey. Açılıyor, içinden tayin yeriniz çıkıyor.. İnanılmaz bir duygu var içimde. Hiç heyecanlı değilim. Ankara'yı çekeceğimden eminim çünkü.. Bu nasıl bir inançtır, bugün hâlâ izah edemem...
Bir yüksük kaptım. Personel Albay'a uzattım "İçinde Ankara yazıyor Albayım" dedim, daha açmadan. Birkaç saniye sonra mikrofonda yüksek sesle okudu.. "Muhabere Okulu Komutanlığı Emrine...
Ankara!..." Annem heyecanla bekliyordu evde, yatağında oturmuş.. Elindeki upuzun tespihi ile...
Mutluluk gözlerinde nasıl ışıldıyordu bilemezsiniz...
Belki de son mutluluğu..
Annem ertesi gün öldü...
44 yaşındaydı...

   
   8,614 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum yaz! - Etiketler : otobüs durağında, beklerken, keçi durağı, hıncal uluçun anneler günü yazısından,
   
 
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
  | Sonraki >>