Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Bayram çocuğu
Günaydın açelya
Uzaktan sevgi
Mektuplar
Sözünün yarası
sabahlar
muhtesem
Gelincikler
günaydın
%uD83D%uDE0A
Kız Nasıl İstenir?
Hayatın İçerisindeki Geom ...
İstanbul'da Bir Hafta
Hikayem
Annem Kime Oy Verecek
hayat işte, hayvan çiftliğim, hayvan, at ve annesi, at fotoğrafı, aktüel, çene altı türbanı, mektup, beber selim, tümü

Şu an sitede 9 kişi on-line
Bugün 14,840 ziyaretçi 
Toplam 10,107,156 ziyaretçi 
 
gelenekler Etiketiyle İlişkili Tüm Yazılar
 
   
  En Garip Gelenekler
  14.01.2011 - Günlüğüm / Aktüel
   
 

Sabah gazetesi en garip gelenekleri sıralamış.

Şöyle bir baktım da..

Sizce en garip gelenek hangisi?

Tazmanya'da kadın ölen kocasının kesilip kurutulan cinsel organını boynuna asmak zorunda.

Hindistan'da evlere gündeliğe gelen kadınlar evdeki bekar gencin seksüel ihtiyacını karşılamak zorunda.

Laos'ta da kadınların ayakları en erotik bölge kabul ediliyor. Bu nedenle kadınların ayaklarını göstermeleri yasak.

Tayvan'da damadın akraba ya da arkadaşı gelinin bekaretini alıyor. Gerekçesi:'Damat böyle sıkıcı bir işle zaman kaybetmesin!..'

Liverpool'da dükkan dekoratörleri, çocuklar vitrini seyrederken kadın vitrin mankenini soyamaz ya da giydiremez.

Amboysna Adası'nda ürünün az olacağı belirlenirse, erkeklerin güneş batımında çıplak olarak tarlaya gidip ekinlerin arasında mastürbasyon yapmaları gerekiyor.

Normalde makarna ve şarapla beslendiğini düşündüğümüz İtalya'nın Ponti bölgesinde yerli halk, Paskalya öncesindeki 40 gün boyunca toplam bin yumurtadan yapılmış omlet yiyor.

Çek Cumhuriyeti'nde bira banyosu çok moda! Çekler bira banyosunun sağlığa çok iyi geldiğini düşünüyorlar. Sinir sistemi üzerinde rahatlatıcı etkisi olduğuna inanıyorlar.

Moritanya'daobezite bir gelenek olmuş. Evlenme çağına gelen kızların en az 60, en fazla da 100 kilo olması gerekiyor.Eğer yemek yemezlerse de kızlar cezalandırılıyor

Kuzey Kore'de kadınlarda 25, erkeklerde ise 27 yaşın altında evlenmek kanunen yasak. Evlenmeden önce bireylerin askerlik ve devlete karşı diğer yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekiyor.

Toplumlarının garip karşıladığı 'poligami' çok eşlilik, Güney Afiraka'da bir gelenek. Bir erkek ne kadar çok eş alabilirse o kadar makbul.


Newlyweds'de evlenen çift gerdeğe tören sırasında yere serilen hasır üstünde konukların gözü önünde giriyor.


Orta Çağ'ın düello geleneği Paraguay'da hala devam ediyor.

İzlanda'nın başkenti Reykjavik'te köpek beslemek kanunlarla yasaklanmış.

Eğer kendinize uğraşacak farklı bir spor dalı arıyorsanız, İngiltere'ye gidin. Çünkü peynir yuvarlama yarışı yapıyorlar. Ciddi bir spor dalı haline gelen bu yarışmalar İngiltere'nin bazı bölgelerinde yapılıyor.

Yılbaşı Botsvana'da da önemli bir gelenek. İnanışa göre yılbaşı gecesi evli çiftlerin seks yapması zenginlik ve bereketi arttırıyor.

Tayland Kraliyet Ailesi çok eski zamanlardan gelen ve sadece bu ailenin kullandığı özel bir dil kullanıyor. Yani konuştuklarını çevrelerindeki hiç kimse anlayamıyor.


Guam'da bakirelerin evlenmesi yasak. Bunun için kızlar bekaretlerini para karşılığı bu işi yapan kişilere bozduruyor.


Arizona'da patlak lastikli otomobil içinde sevişmek yasak. Kurala uymayan ön koltukta sevişen 25, arka koltukta sevişen 50 dolar ödüyor.


Gine'de evli kadını baştan çıkaran adamın el ve ayak parmaklarından biri kesiliyor. Kesilen parça ilişkiye giren kadına yediriliyor.


Guyana'da banyoda seks yaparken yakalanan çiftler önce boyanıyor sonra da bir eşeğin arkasına bağlanarak şehirde gezdiriliyor.

Colombia'da gelinin annesi gerdeğe giren çiftin yatağının kenarına oturarak ilk ilişkiye şahitlik ediyor.

İsrail’de ise Musevi inancına göre, düğünlerde Kudüs’teki kutsal tapınağın yok oluşunu sembolize eden içi cam parçalarıyla dolu bir beze basma geleneği bulunuyor. Törende cam kırmak ise hayattaki mutluluğu ve üzüntüyü sembolize ediyor. Hindistan’da da damat gelinin kıyafetinden sorumlu oluyor. Gelin, beyaz gelinlik yerine, "sari" denilen özel bir giysi giyiyor. Törene gündelik kıyafetlerle gelen gelin, daha sonra kocasının kendisine sunduğu kıyafeti giyiyor.

İngiliz geleneklerinin en başında kilisede çan çalmak geliyor. Bu şekilde kötü ruhların kovulduğuna inanılıyor. Gelin ve damat kiliseye girerken ve çıkarken çanlar çalınarak yeni evli çifte çiçek atılıyor.


Shiva’ya tapan gizli Hint örgütü üyeleri Shiva’yı en üstün tanrı olarak görüyorlar. Shiva’nın her şeyi yarattığına inandıkları için hiçbir şeyin kötü olduğuna inanmıyorlar. Bu yüzden her türlü cinsel aktiviteye katılıyor, uyuşturucu kullanıp alkol tüketiyorlar ve et yiyorlar. Tabu anlayışları yok. Garip olan gelenekleri yamyam olmaları ve bunun için özel tapınakları var. Kıyafetlerini ölülerden temin ediyor, ölüyü yakıp ısınıyor ve yemeğini nehirden temin ediyorlar. Nehir üstünde sürüklenen kadavralar yakalanıyor ve uzuvlar kesildikten sonra çiğ olarak yeniyor.


Kore’de evlilik geleneklerinde ördek ve kaz önemli bir yer tutuyor. Eski geleneklerde damatlar arkalarında kaz taşıyarak beyaz bir atın üstünde gelinin evine giderlerken günümüzde sembolik olarak tahta kaz kullanılıyor. Bir başka geleneğe göre de düğünden sonra bir çift tahta ördek yeni çiftin evine yerleştiriliyor. Eğer ördekler karşılıklı konursa çiftin iyi geçineceğine, ters konulursa kavga edeceklerine inanılıyor.


Bosna-Hersek’te evlenme çağına gelmiş gelin adayını isteyen damat adayı, kız evine yemeğe davet ediliyor ve ailenin büyükleri ile söz konusu evlilik hakkında tartışıyorlar. Kızın aile büyükleri damat adayı hakkında bir karara vardıktan sonra kahve ikramına geçiliyor. Şekerli kahve damat adayının evlilik için uygun görüldüğü, sade olması ise damat adayının reddedildiği anlamını taşıyor.

Afrika’nın bazı bölgelerinde damat adayı kızı ailesinden istedikten sonra kızın ailesi teklifi kabul ederse kızlarına para ve fıstık veriyor. Gelin adayı, fıstığı damatla bölüşürken, çiftin birleşmesine yardımcı olan aracıya da bir parça veriliyor. Bu, komşulara ve akrabalara düğün daveti anlamına geliyor.


Satere-Mawe kabilesi Brezilya’nın amazon bölgesinde yer alıyor. Bu kabile erkek çocuklar için acı verici ayinler düzenliyor. Tam anlamıyla erkek olabilmek için çocuklar ellerine karıncalardan örülmüş bir eldiven giymek zorundalar. Bu karıncalar o bölgede doğadaki en tehlikeli hayvanlardan biri. Çocuklar erkek olabilmek için bu eldivenleri giyip ilk seferde on dakika bu izleyen diğer aylarda da yirmi kere yapmak zorundalar.

 

Filipinlerdeki Limestone mağaraları ölülerin evi olarak görülüyor. Ölüler mağaralarda yakılıyor ve bu yüzden mağaraların dış yüzeyleri tabutlarla kaplı bir şekilde. Bu gelenek Çin’de nesli tükenmekte olan Bo kabilesinde ve Toaraja kabilesinde de görülüyor.

Finlandiyalı gelinler ise düğünde el yapımı altın bir taç takıyorlar. Genç kızlar arasından seçtiği birine altın tacını veriyor. Seçilen kızın, en kısa zamanda evleneceğine inanılıyor. Öte yandan Vikingler zamanında ise evlilikler açık arttırma şeklinde yapılıyordu. Damat adayı, gelin adayı için kızın babasına fiyat teklif ediyor, bu fiyat üzerinden pazarlık yapılıyor ve belirlenen para miktarı çeyiz için kullanılıyordu. Ayrıca çiftin evlilik hayatları boyunca altın ve gümüş sıkıntısı çekmemeleri için babası gelinin sağ ayağına gümüş, annesi ise sol ayağına altın takıyordu.

 

Vatikan’daki son araştırmalar unutulmuş bir geleneği tekrar su yüzüne çıkardı. Romalılar ölülerle beraber yemek yerler ve onları beslerlerdi. Birçok mezarın yayında unutulmuş çubuklar bulunurdu. Benzer çubuklar İngiltere’de de bulundu. Eski Romalılar bazen mezar yanlarına gidip ölüleriyle piknik yaparlardı. Mezarlardaki yazıtlarda en yakın yemek bulunabilecek yerin tarifi yer alırdı. Böylece insanlar ölmüş yakınlarını daha kolay beslerdi


Masai kabilesi ( Tanzanya ve Kenya’da bulunan etnik bir grup) değişik bir selamlama yöntemi kullanıyor. Birbirlerine tükürerek selam veriyorlar. Mesela yeni bir doğum olduğunda bebeğin lanetten ve kötü şanstan uzaklaşması için yeni doğan bebeğe tükürüyorlar. Masai kabilesi sakinleri büyüklerle selamlaşırken ise büyüğün elini sıkmadan önce kendi ellerine tükürürler. Medya sayesinde Masai kabilesi çok kişi tarafından biliniyor.

Japonya ve Rusya’nın bazı bölgelerinde yaşayan yerli ‘Ainu’ kabilesi küçük bir azınlık. Dini inançlarına göre de bütün varlıklar ve evren bir ruh taşıyor. Bu kabile doğaya taptığı için bazı gelenekler yaratmışlar. Bu kabilenin insanları kendilerini kutsamak için ayıları öldürüyor. Çünkü ayıların ruhunun cennete gittiğine inanıyorlar. Bu işleme de ‘Iyomante ayini’ deniyor. Mağarasında kış uykusuna yatmış olan anne ayılar bile öldürülüyor. Yerliler ayin sırasında öldüren ayıların kanını içiyorlar ve etini yiyorlar. Ainu insanları ayıların insanlar arasında dolaşan tanrılar olduğuna inanıyor. Malesef Japonya’da çıkan bir yasa ile bu rituel yasaklandı. Buna rağmen bazı yerlerde hala bu geleneğin izlerini görmek mümkün.


Bulgaristan’da da erkek, sevdiği kızı ailesinden istemek için en yakın arkadaşıyla kızın evine giderken, yanında mutluluk, sağlık ve zenginliği temsil eden "rakia" denilen özel bir ev viskisi ve "zdravet" adı verilen yeşil çiçeklerden küçük bir buket götürüyor. Bunun yanı sıra kıza ve babasına ufak hediyeler veriyor. Baba, evin reisi olduğundan içki ikramında bulunuyor. Damat adayını beğenir ve evliliği onaylarsa kızına dönüp 3 kez evliliğe hazır olup olmadığını soruyor ve kız (evet) derse kızın ailesi de erkeğin ailesine hediyeler yolluyor. Düğünden önceki Perşembe günü hamur ve mayanın karıştırılmasıyla özel bir ekmek yapılıyor ve bu ekmek yeni ailenin oluşumunu sembolize ediyor. Düğünde ise gelin, içinde bozuk para, çiğ yumurta ve buğday bulunan bir tabağı arkasına bakmadan başının üzerinden geriye doğru atıyor. Tabak ne kadar küçük parçalara ayrılırsa o kadar iyi olacağı düşünülüyor. Ayrıca gelin ile damada somun ekmeği veriliyor. Hangisi bu ekmekten daha büyük parça koparırsa evde onun sözünün geçeceğine inanılıyor.

 

Tibet'te misafir uğurlanırken ona dil çıkarmak şarttı.


Torajanlar Endonezya’da bir kabile. Cenaze törenleri Torajan insanları için yaşamın önemli bir anı. Yokluk içinde yaşadıkları için bir ailenin masrafları karşılayabilmesi aylar sürüyor. İşte bu paranın birikmesi gereken aylar boyunca cesede kıyafet giydiriliyor ve ölü beden evde tutuluyor. Torajanlar ölünün ruhunun gömülünceye kadar evde kaldığına inanıyorlar. Ölü gömülmeye hazır hale geldiğinde de tabutlar genellikle mağaraya yerleştiriliyor. Ölünün heykelleri de tabutun yanında dışarı bakacak şekilde yerleştiriliyor.

 

Ay (Lunar) takvimi kullanılan ve her yılın bir hayvan ismi aldığı Çin'de yeni yıl 21 Ocak ile 21 Şubat arasında kutlanır. 2009 yılı Çin astrolojisine göre ‘Öküz’ yılı olacak. Çin’de öküz yılları ‘sabrı,direnme gücünün yüksekliğini ve sakinliği’ ifade eder. Çin’de yeni yıl kutlamaları birinci gün başlayıp 15 gün sürer ve ‘kâğıt fener’ festivali ile kapanır. Kâğıt fener festivalinde neredeyse büyün sokaklar resimlerdeki gibi kâğıt fenerlerle süslenir. Çin’de yeni yıl aile birlikteliği anlamına gelir. Öyle ki bu yemek yeme tarzlarına bile yansımıştır. Örneğin tavuk ve balık aile birlikteliğinin sembolü olduğu için bütün olarak yenir. Uzun makarnadan yapılan yılbaşı yemekleri ise, uzun bir ömrü sembolize eder.Hatta geleneklere göre bunları yerken ya da pişirirken kesmek uğursuzluk olarak kabul edilir. Yeni yılda mandalina ve portakallar elden ele geçirilir. Çünkü onlara göre mandalina şansı, portakal zenginliği temsil eder.


Budizm inancında saçın kazınması, Buda’nın baskıcı saray hayatını reddedip, tepki olarak saçını kesmesiyle başladı. Budizm’de azalan saçlar, çoğalan irade; kazınan saçlar ise kazınan dünyevi istekler demek.


Ağustosun son çarşamba gününde İspanya’da domates festivali yapılıyor. Tonlarca domates sokaklara saçılıyor.


Brezilya’da 31 Aralık gecesi ‘macumba’ inancına mensup rahibeler, mavi-beyaz giyinerek Rio de Janeiro’nun İpanema plajında büyük ‘festa de lemanja’ törenleri düzenlerler. Bu törenlerde içi çiçekler, parfümler ve yanan mumlarla doldurulmuş minik kayıklar kıyıdan denize salınarak deniz (su) tanrıçası Lemanja’ya armağan edilir. Diğer Riolular ise bembeyaz giysiler içinde Copacabana plajında durmaksızın dans ederler. Brezilya kültüründe ve inançlarında mercimek zenginliği ve bereketi ifade ettiği için, yeni yılın birinci günü mutlaka mercimek çorbası ile mercimekli pilav pişirilip yenir.


Japonya’da Samurayların saçları onurlarının simgesiydi. Başının tepesi kazınan Samuray, iki yanda ve arkada kalan saçlarını özenlice topuz yapıyordu. 19. yüzyılda Batılılaşma hareketi sonucu Samuraylar ortadan kaldırıldı. Hepsine saçlarını kesmeleri emredildi.

Sufiler ‘temiz olma’yı kendilerine şart koştuklarından bazıları saçlarını kazırlar.
 

   
   4,783 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum yaz! - Etiketler : garip gelenekler, en garip gelenekler
   
 
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
  | Sonraki >>