Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
...
Fıskiye
1963'te İstanbul
Yağmur
Günaydın Hayalim
:-
:
:-
ödevimde çok yardimcı old ...
:(
Kız Nasıl İstenir?
Hayatın İçerisindeki Geom ...
İstanbul'da Bir Hafta
Hikayem
Annem Kime Oy Verecek
mektup, zemheri, yol arkadaşım, jean-dominique bauby'nin gerçek hayat hikâyesi, izlediklerim, film, kelebek ve dalgıç, jandarma biliyorduk dedi, hrant dink cinayeti, sevgi tümü

Şu an sitede 9 kişi on-line
Bugün 5,965 ziyaretçi 
Toplam 11,188,610 ziyaretçi 
 
hayata bakarken Etiketiyle İlişkili Tüm Yazılar
 
   
  Yazı ve Lezzet Bir de Teknoloji
  10.04.2008 - Günlüğüm
   
 

Sabah 4 gibi..Oturup lezzeti yerinde bir yazı yazdım. Bazen yazdığım yazıları ben de severek yiyorum. Ancak server yazıyı benden fazla sevmiş olacak ki. Bana fırsat bırakmadan yedi.

Tam onayla dediğimde..“Veritabanına ulaşılamıyor: Lost connection to MySQL server at 'reading initial communication packet', system error: 111” sunucu hatası verdi.

Bir anda "olur mu böyle" dedim. İşte teknolojinin iki yüzü; Bir yüzü milyonlarca insana taşıyor sizi. Bir yüzü dur orada diyor. Ben yoruldum, kaldırabildiğim bu kadar. Git yazını word’de yada notepad’de yaz. Banane diyor. Elbetteki onun bu duruşunu da saygı ile karşılamak lazım.

Ben bir saattir uğraşıyordum dememelisiniz. Onun da bir kalbi, onun da düşünceleri var. Yeşil yaprağı dalında ikiye ayırır gibi yazıya kıydı diye siz de ona kıyamıyorsunuz. İsterseniz kıyın, umurunda mı olur. Yemiş bir kere ne yapacaksınız.

İşte bakın, bir sistem bunu yaptığında, hani olabilirliğini biliyorsunuz ya, bu nedenle öfkeniz orada patlıyor ve duruyor. Oysa bunu bir arkadaşınız yapsaydı, yada başka bir nedenle olsaydı, belki tepkiniz çok daha farklı olacaktı. Burada anlatmak istediğim, makinelere sistemlere gösterdiğimiz özeni insanlara göstermememiz.

Geçenlerde bir arkadaşımla çalışıyoruz. Ben düşüncelerimi aktarıyorum. O uyguluyor. Tabii ki, aynı dilleri kullanmamıza rağmen, aramızda anlaşmazlık oldu. Yaptı bitirdi. Daha ben kullanmaya başlar başlamaz çıldırdı tabii. Neden? Çünkü bütün yapıyı tekrar gözden geçirmesine neden olacak bir sorunla karşılaştı. Bütün gece demediğini bırakmadı bana. Hani küfür yesek bu kadar olur. Yerimden kalkıyorum, dolaşıyorum..oturuyorum, sakinleşmeye çalışıyorum olmuyor, söylenip duruyor ama bitirmiştim. İyi bitirmişsin de ben bunu kullanamadıktan sonra bana ne anlatıyorsun. Şimdi düşünüyorum da. Bu genel bir şey olsa idi. Hani böyle benim şuan karşılaştığım gibi. Ne yapacaktı acaba. O zaman kime efelenecekti. Efelensen ne halt olacak? İşte bulunca karşımızda birini…

Ne yazmıştım. Bir mektup yazmıştım.

Posta kutusunun yarı ederi bir mektup. Neden yarı ederi..bir özeleştiri yapmıştım çünkü. Benim özeleştirilerim zengindir, okuyana da yolculuk yaptırır çünkü. Kayığınızı alır, açılmaya başlarsınız, artık ne zaman fırtınaya yakalanacağınız belli olmaz. Arada güneşte çıkabilir. Dalgaların üzerinizde gidersiniz, ancak o dalgaların yüzünüzü yıkadığını hissedersiniz.

Hani sabahları yüzümüzü yıkıyoruz ya güne başlarken..

Hayata bakarken de yıkayabiliriz biliyor musunuz.

“günaydın”
 

Not: Bu yazıda bazı linkler kullandım. Yazıyı yazarken bir yandan da dolaştım çünkü. linkler yazıyı yazarken dolaştığım alanları gösteriyor. o an o kelime ile ilgili ne buldu isem..okuyorum.

   
   4,470 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum yaz! - Etiketler : bir yaznın lezzeti, teknolojinin iki yüzü, "günaydın", günlük, hayata bakarken, mektup ve özeleştiri
   
 
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :