Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Hayatın gizi basit ...
Dünyanın en büyük ya ...
Günaydın aydınlığım
Alo neler oluyor?
Ceplerimde sen birik ...
...
Günler
...
istediğim
bahar
Kız Nasıl İstenir?
Hayatın İçerisindeki Geom ...
İstanbul'da Bir Hafta
Hikayem
Annem Kime Oy Verecek
designmachine hasta, designmachine, www.yemekhikayeleri.com, patates nasıl saklanmalı, patates alırken dikkat edilmesi gerekenler, hayat, hayat, yaşam, günlük, küba tümü

Şu an sitede 4 kişi on-line
Bugün 1,137 ziyaretçi 
Toplam 9,501,752 ziyaretçi 
 
hayata dolu bakmak Etiketiyle İlişkili Tüm Yazılar
 
   
  2010'a "Dolu" Bakabilmek!
  03.01.2010 - Laboranite / Kişisel Gelişim
   
 

2010'u dolu ile karşıladık.
İstanbul'a dolu yağdı.
Bir rüzgar bir fırtına.
Ben de dışarıdaydım.
Sağolsun kaldırımlarımız,
Bir baraj tutmuş,
Hani yaz kuraklarında hiç su aramaz insan.
Hali ile su bulunca,
Biraz yüzdüm.
Öyle güzel ki yağmur suyu ile yıkanmak.
Bir yandan solucanlar başını uzatıyor,
Bir yandan komşunun köpeği kırık şemsiyeni elinden kapmak için uğraşıyor,
Sen de bir güzel yıkanıyorsun.
Hazır İstanbul'a dolu yağmışken..
2010'a nasıl dolu bakacağımızı görmeli.

"iyi bir yıl olsun"

Jerry, çevresindekilerin çok sevdiği insanlardan biriydi. Keyfi her zaman yerindeydi. Her zaman söyleyecek olumlu birşey bulurdu. Hatta bazen etrafındakileri çıldırtırdı bile, "Bu adam, bu halde nasıl bu kadar iyimser olabiliyor" diye. Biri nasıl olduğunu sorsa, "Bomba gibiyim" diye yanıt verirdi hep... "Bomba gibiyim".
Jerry bir doğal motivasyoncuydu. Yanında çalışanlardan biri, o gün kötü bir günündeyse, Jerry yanına koşar, duruma nasıl olumlu bakılacağını anlatırdı. Bu tarzı fena halde düşündürüyordu beni.

Bir gün Jerry’ye gittim. "Anlamıyorum" dedim, "Nasıl oluyor da, her zaman, her koşulda bu kadar olumlu bir insan olabiliyorsun, nasıl başarıyorsun bunu?"

"Her sabah kalktığımda kendi kendime, Jerry bugün iki seçimin var; havan ya iyi olacak ya kötü, derim. Havamın iyi olmasını seçerim. Kötü bir şey olduğunda yine iki seçimim var: kurban olmak ya da ders almak. Ben başıma gelen kötü şeylerden ders almayı seçerim. Biri bana bir şeyden şikayete geldiğinde, yine iki seçimim var: şikayetini kabul etmek ya da ona hayatın olumlu yanlarını göstermek. Ben hayatın olumlu yanını seçerim."

"Yok yahu" diye protesto ettim. "Bu kadar kolay yani!"

"Evet kolay" dedi Jerry, "Hayat seçimlerden ibarettir. Her durumda bir seçim vardır. Sen, her durumda nasıl davranacağını seçersin. Sen, insanların senin tavrından nasıl etkileneceklerini seçersin. Yani sen, hayatını nasıl yaşayacağını seçersin."

Jerry’nin sözleri beni çok etkiledi. Onu uzun yıllar görmedim. Ama, hayatımdaki talihsiz olaylara dövünmek yerine, seçim yapmayı tercih ettiğimde hep onu hatırlardım.

Yıllar sonra Jerry’nin başına çok tatsız bir olay geldi. Soygun için gelen hırsızlar, paniğe kapılıp, Jerry’yi delik deşik etmişler. Ameliyatı 18 saat sürmüş, haftalarca yoğun bakımda kalmış. Taburcu edildiğinde, kurşunların bazıları hâlâ vücudundaymış. Ben onu olaydan altı ay sonra gördüm. "Nasılsın?" diye sorduğumda, "Bomba gibiyim" dedi. "Bomba gibi..."

"Olay sırasında neler düşündün Jerry?" dedim.

"Yerde yatarken, iki seçimim var diye düşündüm. Ya yaşamayı seçecektim ya ölümü, ben yaşamayı seçtim."

"Korkmadın mı, şuurunu kaybetmedin mi?"

"Ambulansla gelen sağlık görevlileri harika insanlardı. Bana hep, iyileşeceksin merak etme, dediler. Ama acil servisin koridorlarında sedyemi hızla sürerlerken doktorların ve hemşirelerin yüzündeki ifadeyi görünce ilk defa korktum. Bu gözler bana, bu adam ölmüş, diyordu. Bir şeyler yapmazsam, biraz sonra ölü bir adam olacaktım gerçekten..."

"Ne yaptın?" diye merakla sordum.

"İri yarı bir hemşire yanıma yaklaştı ve herhangi bir şeye alerjim olup olmadığını sordu. Evet, diye yanıt verdim. Var. Doktorlar ve hemşireler, merakla sustular. Derin bir nefes alarak kendimi topladım ve bağırdım: Benim kurşunlara karşı alerjim var!"

Doktorlar ve hemşireler gülmeye başladılar, tekrar bağırdım: "Ben yaşamayı seçtim. Beni bir canlı gibi ameliyat edin, otopsi yapar gibi değil!"

Jerry, sadece doktorların büyük ustalıkları sayesinde değil, kendi olumlu tavrının büyük katkısı ile yaşadı. Yaşaması bana iyi bir ders oldu.

Her gün, hayatımızı dolu dolu yaşamayı seçme şansımız ve hakkımız olduğunu ondan öğrendim. Ve her şeyin kendi seçimimize bağlı olduğunu... 
 
 Kaynak:http://www.marjinal.com.tr/ebulten/devamizle.asp?nid=224&hid=1436&uid=0

   
   2,604 kez okunmuştur. Yorumlar (2) - Yorum yaz! - Etiketler : hayata dolu bakmak
   
 
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :