Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Uzaktan sevgi
Mektuplar
Sözünün yarası
Neden Nobel ödüllü b ...
Günaydın Bal Arası
sabahlar
muhtesem
Gelincikler
günaydın
%uD83D%uDE0A
Kız Nasıl İstenir?
Hayatın İçerisindeki Geom ...
İstanbul'da Bir Hafta
Hikayem
Annem Kime Oy Verecek
bezginlikten arınma yolları, gün içi motivasyon için, güne nasıl başlamalı, enerji depolamak, güne başlarken, günlüğüm, bakımsız, şaziye uyan, günlük, tümü

Şu an sitede 7 kişi on-line
Bugün 17,476 ziyaretçi 
Toplam 10,005,626 ziyaretçi 
 
laboranite Etiketiyle İlişkili Tüm Yazılar
 
   
  "Odana Git Yavrum"
  19.03.2008 - Laboranite / Kişisel Gelişim
   
 

Bir çocuk olup, odanızın olmasından nefret ettiğiniz oldu mu hiç. Senin bir odan var..odana git yavrum. Eve misafir geldiğinde, özel bir konuşma yaptığımızda, işimiz olduğunda..”odana git yavrum”

 
Dün bir anne ile lise öğrencisi arasındaki diyaloğa şahit oldum.
 
Anne: “odana git yavrum”
Çocuk:”Offfff.”
 
Susmak ve öğrenmekle ilgili bir yazı okudum. Yazının kaynağını bilmiyorum..ancak güne başlarken bir göz atabilirsiniz..
 
Bir gün susmayı öğrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktım. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim tarzıydı. Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır onun gelişini iple çekerdim. Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak isterdim. Babam sarılır, öper sonra da, hadi odana git, derdi. Yemek hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir araya gelirdik babamla.Onlar annemle konuşurken ben araya girer, sesimi duyuramayınca da bağırırdım. Babam sinirlenir, ‘Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldım, birde sen kafamı ütüleme!' derdi. Annem de 'Bütün gün zaten seninle uğraştım, bir çift laf da mı konuşturtmayacaksın babanla?' diye çıkışır, beni odama gönderirdi.

Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol alırdım. Babam arkamdan, 'Bizim bir odamız bile yoktu, her şeye sahip, hâlâ ne istiyor anlamadım.' diye bağırmaya devam ederdi. 'Keşke benim de bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı olsaydı da hep birlikte otursaydık' derdim içimden; ama yüksek sesle söylemeye cesaret edemezdim. Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır, televizyon seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği önemli birşey varsa beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket edip koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı. Bir gün anladım ki susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz. Bu defa susarak yapabileceğim oyunlar geliştirmeye başladım. Önce resim yaparak başladım işe. Babam çizdiğim resimleri çok beğeniyor; 'Bak, böyle uslu uslu oyna işte.' diyordu. Babam bazen göz ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam afallıyordu. Ama bana kızarak beni artık odama göndermiyordu.

'Son günlerde ne de akıllandı benim oğlum.' diye komşulara anlatıyordu annem halimi. Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem 'Odanı topla!'diye odama kapattığında işe nereden başlayacağımı bilemiyordum. Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı beceremiyordum. Annem odama gelip 'Bak sana resim yapmayı yasaklayacağım.' dedi bir gün. Susuyor olmamı usluluk olarak değerlendiren ailem resim yapmayı da elimden alırsa ben ne yapacaktım? Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun zamanı kolladım. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim. Babam baktı. Hım, dedi 'Çok güzel olmuş.Bu adam benim herhalde.' dedi. Ben 'Hayır o adam değil, bu çocuk sensin.'dedim. O 'Hayır, bu adam benim, bu çocuk sensin, bu küçük kız da arkadaşın.'dedi. Ben yine 'Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kız da annem.' dedim.

Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: 'Peki neden bizi küçük çizdin?' dedi. Heyecanla başladım anlatmaya.Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım. Siz yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek, komşumuz Ahmet amca ile Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız. Ben işten geldiğimde yorgun olacağım. Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda işyerinde kafam şişmiş olacağından sizi duymayacağım bile. Siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde 'Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim.' diyeceğim. Ve bir de bağıracağım 'Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları da var, daha ne istiyorlar' diye.

Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Duyduklarına inanamıyorlar. Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı ki sonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi Farkında' Olmalı İnsan...Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.

Ömür Dediğin Üç Gündür, Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür,

O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,

O Da Bugündür.
 
Ömür dediğin bir gündür..o da bugündür…
 
Ertelediklerimiz, yarın yaparız dediklerimiz. Öncellerimiz ve yaşadıklarımız. Bugün oturup bir liste çıkarsanız ve yazsanız..
 
Benim bugün yapmak istediklerim..Şimdi yaptıklarım..
 
Beş madde yazmışsanız ve sadece birini yapıyorsanız. Ortada bir terslik var demektir. O tersliği ortadan kaldırabilecek kişi de yine sizsiniz.
 
Tesbitinizi yaptınız. Beşte bir. Yani hayatınızın sadece beşte birini yaşıyorsunuz. Peki geri kalan beşte dördü yaşamak için ne yaptınız.
 
Kendinize bunu sordunuz mu?
 
Canınız hiçbir şey yapmak istemiyor öyle değil mi. Zaten beşte bir yaşıyorsunuz ve çöktünüz.
 
Basit basit başlayın.
 
Bugün itina ile basit bir iş yapın. Çok basit. Yemek yemek gibi. Ama lütfen itina ile yapın. Yediğiniz, kaşığa, çatala..yemeğe, tabağa bakın. Sadece karnınızı doyurmayın.
 
Sonra geri gelin.
 
Beşte biri beşte ikiye nasıl çıkarabilirim diye sorun?
 
Sadece bir dilim ilerleyeceksiniz. Kendi hayatınızda bir dilim.
 
“Ben bu kadar değerli değilim ki” dediğinizi duyar gibiyim.
 
Beşte iki, de niye?
 
Hani o listeyi yazdınız ya, hani yapmak istedikleriniz ya.
 
En azından bir beşte ikisine dokunun..
 
Sonra o hayat sizden hesap sorar.
   
   3,236 kez okunmuştur. Yorumlar (8) - Yorum yaz! - Etiketler : kişisel gelişim, laboranite, çocuk ve aile,
   
 
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
  | Sonraki >>