Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Kaş, göz, böbrek
Kuantum Bilgisayarla ...
Tolga ile oturuyoruz
Yeni kimlikler
Bugün Çamurun oldum ...
hepsim
hadis
ALLAH AŞKINA
masal
blog
Kız Nasıl İstenir?
Hayatın İçerisindeki Geom ...
İstanbul'da Bir Hafta
Hikayem
Annem Kime Oy Verecek
yaşam, dere şiiri, biri ağladığında ne yapacaksınız, maksat sesi bastırsın, sümbül fotoğrafı, Mor sümbül, 1 mayıs, güne başlarken, fırtına çıktığında ne yapmalısınız, tümü

Şu an sitede 8 kişi on-line
Bugün 1,689 ziyaretçi 
Toplam 10,485,475 ziyaretçi 
 
vitrin ve depo Etiketiyle İlişkili Tüm Yazılar
 
   
  Vitrin, Depo Hikayesi
  20.01.2009 - Günlüğüm / Aktüel
   
 

George Carlin Amerika'da 11 Eylül den ve karısının ölümünden sonra şöyle yazmıştı:
 
Tarih içinde zamanımızın paradoksunu şöyle sıralayabiliriz :
 
Daha yüksek binalarımız, ama daha kısa sabrımız var; daha geniş oto yollarımız, ama daha dar bakış açılarımız var.

Daha çok harcıyoruz, ama daha az şeye sahibiz; daha fazla satın alıyoruz, ama daha az hoşnut kalıyoruz.

Daha büyük evlerimiz, ama daha küçük ailelerimiz; daha çok ev gereçleri, ama daha az zamanımız var.

Daha çok eğitimimiz, ama daha az sağduyumuz; daha fazla bilgimiz, ama daha az bilgeliğimiz var.

 Daha çok uzmanımız, ama yine de daha çok sorunumuz; daha çok ilacımız, ama daha az sağlığımız var.

Çok fazla alkol ve sigara tüketiyoruz, çok savurganca para harcıyoruz, çok az gülüyoruz, çok hızlı araba kullanıyor, çok çabuk kızıyoruz, çok geç saatlere kadar oturuyor, çok yorgun kalkıyoruz, çok az okuyor çok fazla TV izliyoruz ve çok ender şükrediyoruz.
 
Mal varlıklarımızı çoğalttık, ama değerlerimizi azalttık. Çok konuşuyoruz, çok az seviyoruz ve çok sık nefret ediyoruz.
Geçimimizi sağlamayı öğrendik, ama yaşam kurmayı öğrenemedik.
Yaşamımıza yıllar kattık, ama yıllara yaşam katamadık.
Aya gidip gelmeyi öğrendik, ama yeni komşumuzla karşılaşmak için caddenin karşısına geçmekte sorunumuz var.

Dış Uzayı fethettik, ama iç dünyamızı edemedik. Daha büyük işler yaptık, ama daha iyi işler yapamadık.

Havayı temizledik, ama ruhumuzu kirlettik. Atoma hükmettik, ama önyargılarımıza edemedik.

Daha çok yazıyoruz, ama daha az öğreniyoruz. Daha çok plan yapıyoruz, daha az sonuca varıyoruz.

Koşuşmayı öğrendik, ama beklemeyi öğrenemedik.
Daha fazla bilgiyi depolamak, her zamankinden daha çok kopya çıkarmak için daha çok bilgisayarlar yapıyoruz, ama git gide daha az iletişim kuruyoruz.

Zaman artık, hızlı hazırlanan ve yavaş sindirilen yiyeceklerin; büyük adamlar ve küçük karakterlerin; yüksek kârlar ve sığ ilişkilerin zamanıdır.

Günümüz artık, iki maaşın girdiği ama boşanmaların daha çok olduğu, daha süslü evler, ama dağılmış yuvaların olduğu günlerdir.

Bu günler, hızlı seyahatler, kullanılıp atılan çocuk bezleri, yok edilen ahlakî değerler, bir gecelik ilişkiler, obez bedenler ve neşelendirmekten sakinleştirmeye hatta öldürmeye kadar her şeyi yapabilen hapların olduğu günlerdir.

Vitrinlerde her şeyin sergilendiği, ama depolarda hiçbir şeyin olmadığı bir zamandayız.

Zaman sığ ilişkilerin zamanı...

Gerçekten de öyle.
Sığ ilişkiler kurmak lazım.
Derin ilişkiler derin operasyonlara da neden olabiliyor.

Düşünüyorum da eskiyi anarken kattığımız anlamlar,
Bizim bugünkü bakışlarımız aslında.
Buğulu yada net bir ekrandan bakmamıza göre görüntü de değişiyor.

Sonuçta hepimiz bir vitrine oynuyoruz.
Kimimizinki zengin,
Kimimizinki fakir,
Kimimizinki düzenbaz.
Ancak var bir vitrinimiz.
İnsanların şaşırdıkları,
Hiç dişe dokunur yanı olmayan vitrinlerin prim yapması.
İyi de arz talep meselesi.
Oluyor yani

   
   1,699 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum yaz! - Etiketler : vitrin ve depo
   
 
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :