Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Mektup Kutum
Kuyruklu Yıldız
Yamalı Mektuplar
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Günaydın Reçel Kavan ...
Yolculuklarımın ilk ...
Merhaba Komşu Köyün ...
Renkli Kuyruklu Yıld ...
uyku
Aşk
Tesla...
Konuşmalar...
Oğlum
Günaydın Reçel Kavanozum
Renkli Kuyruklu Yıldız
Yolculuklarımın ilk ve so ...
Merhaba Komşu Köyün Göbeğ ...
nazım hikmet, nazım hikmetin evi, hayat işte, uzat ayaklarını, sabah enerjisi, yaşam, küba, gökkuşağı renkleri, pilobolus dans grubu, tümü

Şu an sitede 5 kişi on-line
Bugün 2,129 ziyaretçi 
Toplam 9,705,270 ziyaretçi 
 
Mektup Kutum / Kuyruklu Yıldız
 
   
  Günaydın Reçel Kavanozum
  02.03.2012 - Mektup Kutum / Kuyruklu Yıldız
   
 

Günaydın Reçel Kavanozum,
Nasılsın?
Öyle melül melül bakma yüzüme,
Tadım tuzum çekik biraz, ondan ihmalkarlığım.
Ne zaman iki kelime olacak olsam,
Derin düşünceler sarıyor etrafımı.
Her birine bir kere dalsam,
Çıkıncaya kadar kelimeler dağılmış oluyor.
Kendimi motive etmek için de bir şey yapmıyorum.
Yapacak enerjim kalmıyor desem,
Sanırım inanmazsın.
Enerji her zaman vardır, yoksa da yaratılır.
Biraz kendine bıraktım sanırım her şeyi.
Kayak yarışlarını izliyorum bu aralar.
TV'de bulursam orada, olmadı CD'lerini buluyorum.
Bir de Orhan Veli'nin sokaklarında dolaşıyorum sık sık.
Tükenmek üzere olan ağaçların, yaprakların son çırpınışları..
Doğanın muazzam yaşam döngüsüne katılmama neden oluyor.
Pazartesi ve cuma arasındaki ip tamamen kopmuş gibi.
Artık saatleri değil, günleri de yer yutar oldum.
Midem biraz daha iyi.
Günde bir öğünden, üç öğüne geçmenin etkilerini hissedince,
İlaçları bıraktım.
Anacığım da artık yaptığı yemeklerde yağ ve tuz ve oranlarını azalttı.
Gerçi ne kadar azaltsa da ben yağdan ve tuzdan mahrum kalmayayım diye yine eklemeleri oluyor.
Bu aralar Penolope geliyor.
Yüzünde gülücükler,
Elinde pastalarla.
Haftasonları konser, sergi programları yapıyor.
Gurbetten gelmiş gibi, bütün sülale boyu sergilere taşınıyoruz.
Hani bir tek kişinin benim işim var dediğini duyman mümkün değil,
Sırf yüzündeki o gülüşün zerresine zarar gelmesin diye,
Annem bile sokaklara dökülüyor.
Annemin gözleri biraz biraz kendine gelmeye başladı.
İlk bakıldığında hemen göze çarpan o kırmızı çizgi yok oldu.
Kendi de bu duruma alışıyor.
Solucanlara gelince,
Orda fırtınalar kopuyor.
Bazen harpten çıkmış gibi bizimkiler kapıyı çalıyor.
Oturup solucanlara karşı toplu terapi saatleri düzenleyerek kendimizi güçlendirmeye çalışıyoruz.
Ancak onlar her defasında sahip oldukları hakları daha fazla öğrenerek karşımıza bir dağ gibi çıkıyorlar.
Kendimi bu konuda beslemeye çalışıyorum.
Onların teorileri karşısında yeni teoriler geliştirmeye.
Uzun süredir yazamadım diye eminim ki içleniyorsundur.
Ancak bilmeni istiyorum ki,
Hep aklımdasın, yanımdasın.
Hava gibi, su gibi..

   
   6,060 kez okunmuştur. Yorumlar (4) - Yorum yaz! - Etiketler : mektup
   
 
   
  | Sonraki >>