Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Mektup Kutum
Kuyruklu Yıldız
Yamalı Mektuplar
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Sen bana saattten ba ...
Mektuplar
Beklerken
Dün gece düşümde siz ...
Vazgeçmek zor senin ...
ALLAH AŞKINA
masal
blog
😊
günlük 1
Canım
Ayrılığın rengi
Artık kimse mektup yazmıy ...
Deli’mden mektup gelmiş
Günaydın Reçel Kavanozum
zorunlu ayrılık, ayrılık, terk edilmek, gündeki hallerimiz, mektup, çinde bekar erkekler öldüğünde ne olur, bu dünyada olmazsa benimle öbür dünyada birlikte ol, tuhaf ama gerçek olaylar, bakımsız, günlük tümü

Şu an sitede 7 kişi on-line
Bugün 544 ziyaretçi 
Toplam 10,458,623 ziyaretçi 
 
Mektup Kutum
 
   
  Sen bana saattten bahset saatten!
  17.08.2017 - Mektup Kutum
   
 

Saat iki. Şu akrep ve yelkovan arasında giden kırmızı çizgi saniye..tutabilmek mümkün olsa idi tutardım heralde. Ama inanılmaz bir hızla ilerliyor ve ben yanında kaplumbağa kalıyorum. Bu arada iki telefon görüşmesi ile dağılan Miyoloski beyaz kaftanını giymiş habire beni dürtüklüyor. Acaba sen de çok kötü biri misin diye. Bilmiyorum ki Miyoloski diyorum. Yani sonuçta kötülük dediğin nedir ki. O durmuyor ama telefonlardan sonra bir de mektup almış. Mektubu da okumuş. Bana da gönder diyorum. Miyoloski olmaz özel bir mektup diyor. Bu kadar özelin içerisinde benim ne işim var. Üstelik zavallı Gregor Samsa gibi sıkışmışım. Habire saat ilerliyor bir gıdım yol alamadım. Hala kaplumbağa olarak yoluma devam ediyorum. Üstelik ben Marmaris'e gideceğim diye evdeki bir Allahın kulu uyumuyor. Annemin ağrı kesicileri, uyku hapları bile uyumuyor. Miyoloski ise kederli. Yalnız. Daha doğrusu yalnız olduğunu söylüyor. Oysaki bugün iki telefonu bir de mektubu vardı. Ben mi ben heralde arada kalmış Geregor Samsa'nın astronomik saatine sığınmış gariban bir yaprağım. Daha ağaçlar yapraklarını da dökmedi, astronomik saatin yanında bir ağaç da yok fakat tarih bunu düşsün diye yazıyorum. Sen o mektubunla inşallah uyuyamazsın Miyoloski. Madem bana da göndermeyeceksin ne diye bahsedip beni de meraklandırıyorsun. Mektubunla nice nice günler geçirirsin umarım. 
Bu arada saat ilerliyor..
İlerleyen saat annemin saati.
Bizim üç tane saatimiz oldu hayatımız boyunca.

Bir tanesi bu idi..

 

İkincisi buydu

Son saatte bu


Bunlar annemin saatleri idi.

Fakat aşağıdaki benim saatim.

Prag'daki astronomik saat.


Bir fotoğraf sitesinden aldığım bu fotoğrafı ben çekmiş olmayı isterdim doğrusu.

Miyoloski, gördüğün gibi annemin saatleri değişti fakat akrep yelkovan ve saniye değişmedi. Yeni bir şeyler de eklenmedi içerisine. Oysaki burada bu astronomik saatte neler var neler. Sen hala telefonların ve mektubunla ahlar çekerek yalnızlığına mı öyküneceksin, 

Yoksa astronomik saate mi takılacaksın.

Karar ver ve yoluna devam et. Bırak mektup da uyusun telefonlar da. Sen uyuma. Çalış. Çalışmak iyidir. Hoş bir şey çıkıyor mu ortaya yok. Ama düşünsene Astronomik saat ilerliyor. İşte bu beni büyülüyor.

Saat olmuş 2:36 olmuş.

Gözümün yağı, dünya malı dünyada kalıyor. Ha bir çivi fazla ha bir çivi eksik. Kimin kime ne yaptığının da önemi yok. 

Sen bana saattten bahset saatten!

   
   40 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
 
   
  | Sonraki >>