Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Türkiye
Anneler Günü
Günaydın Yazıları
Blog
Teknokentim
İzlediklerim
Gezi Defteri
Türkçe
Ekonomi
İstanbul
Aşk
Aktüel
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Ali Nesin Mesajı
Yaznın Lezzeti
Sonbaharın sıcak gün ...
18 Eylül 2017
Paris'te 4 gece
ne fark eder.
kocabalkan
Bakış
...
Daha daha
Kız Nasıl İstenir?
İstanbul'da Bir Hafta
Annem Kime Oy Verecek
Gamzelerin alık alık
Fotoğraflarla Türkiye'dek ...
Bakimsiz, en çok okunan kitaplar, en çok satan kitaplar 2011, dipten avlananların bekleyiş zamanı, dünyanın en kötü başlangıcı, ekonomi, bakımsız, günaydın, türkçe lehçeleri sözlüğü, enerji kaynakları tümü

Şu an sitede 19 kişi on-line
Bugün 2,954 ziyaretçi 
Toplam 10,637,447 ziyaretçi 
 
Günlüğüm
 
   
  Yaznın Lezzeti
  19.09.2017 - Günlüğüm
   
 

Lezzetli bir yazı ile güne başladığımda..
Ne menengiç kahvesini arıyorum,
Ne de ayarında olan ince belli bir bardak çayı.
Tabii yazıyı okurken onlarda olsa muhteşem ötesi olur da..
Çok da aç gözlü olmamak gerekiyor.
Aldığınız bir lezzeti bile süpürebilir mi bir yazı?
Olabiliyor yeri geldiğinde. 
Yazılar, imla dediğimiz o küçük imleçlerle hayat buluyor.
Onlar sizi farklı bir dünyaya taşıyor.
Bazen aldığım iki satırlık bir mail,
O kadar iyi yazılmış oluyor ki;
Çıktısını alıp masada seyrediyorum.
Tabii bu demek değil ki yüzde yüz imla kuralları olmak zorunda.
İmlasızlığında bir imlası var çünkü.
Fakat yine de olabiliyorsa neden olmasın?
Bunun için çalışan redaktörler işsiz mi kalsın..
Birileri yazsın ve birileri de redakte etsin.
Etsin de..
Hani diyoruz ya yazıların lezzeti diye…
O lezzetten gidiyor.
Yazı redaktörün yazısına dönüyor.

   
   44 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
 
   
  << Önceki | Sonraki >>