Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Türkiye
Anneler Günü
Günaydın Yazıları
Blog
Teknokentim
İzlediklerim
Gezi Defteri
Türkçe
Ekonomi
İstanbul
Aşk
Aktüel
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Ortalık Savaş Alanı
Serçe Parmak
Bebek Kahvesi, 21.04 ...
Kapalı Çarşı, 21.04. ...
Sen yoksun ya böyle, ...
Ders
İncir ve Leylağa adanan
Yaşama adanan
Sana adanan
Sana adanan
Kız Nasıl İstenir?
İstanbul'da Bir Hafta
Annem Kime Oy Verecek
Fotoğraflarla Türkiye'dek ...
Gamzelerin alık alık
yemek hikayeleri.com kuruluş aşamasında., bakımsız, özlem nasıl anlatılır, sabah nasıl özlenir, şiir, neden ben, nazım hikmet ve vera moskovadan istanbula, ruh durumuna göre çorba, günlük, Habetışıl tümü

Şu an sitede 11 kişi on-line
Bugün 627 ziyaretçi 
Toplam 12,003,392 ziyaretçi 
 
 
   
  Bugün Öğrendiklerim -1
  11.12.2010 - Günlüğüm
   
 

HAYIR DİYEBİLMEK İÇİN "HAYIRLARLA DONANMAN GEREKİR"

Son bir haftadır
"HAYIR" diyebilmek üzerinde çalışıyorum.
Ne olursa olsun..
"HAYIR"
Neden "HAYIR"
Çünkü "EVET" diyebilecek bir saniyem yok.
Bu nedenle "HAYIR"
Neden "HAYIR"
Evet dediğim bir saniye bile benden çalan, bana ait olmayan bir zaman; hırsızlık yapmış oluyorum..
Bu nedenle "HAYIR"
Ancak beceremedim.
İyi çalışmama rağmen olmadı.
Üstelik bunu bir hedef olarak koymama rağmen yapamadım.
Olay aynen şöyle gerçekleşti:
E-mail geldi.
Kibarca red ettim.
Bir saat sonra telefon geldi.
Yine red ettim.
Cevap "Mümkün değil!"
Toplantıya girdim.
Bu defa cebimden arıyorlar..
Yine red etmeyi başararak kapattım.
Buraya kadar iyiydim.
Hakkını verebilirim.
Ama tam çıkmıştım toplantıdan..dağıldım.
O ara başardılar.
En tepe yöneticileri aradı ve yardıma ihtiyaçları olduğuna ikna etti beni.
Üstelik "şahsım adına rica ediyorum" dedi.
Orda durdum işte.
Gayet insani bir tavırdı..
Halbuki arayan kişi şahsım adına zerreni takmayarak bunu istiyorum diyordu.
Sabahtan beridir taciz ediyoruz, hedefimiz almaktı alıyoruz işte diyordu.
Benim cevabım ne olursa olsun cevap "HAYIR"dı.
"HAYIR" çünkü yapabilecek bir pozisyonum yok.
Olayın vehameti, içeriği hiç bir anlam taşımıyordu.
Ancak olaya insan faktörü girince iş değişti.
O ana kadar karşımda kurumlar vardı.
Oysa "şahsım adına" dediği andan itibaren renk tamamen değişmişti.
Ve ben yaptım.
Herşeyi bıraktım ve yaptım.
Onlar da günlerini kurtardılar.
"HAYIR" diyememiş oldum.
Onca dönen telefonlar boşuna idi.
Demek ki ne varmış,
İnsan boşluğum varmış.
Böylelikle o da kapandı artık.
Çünkü ben istediklerini yaptığımda...
Kendimi iğrenç hissettim.
Tek kelime ile iğrenç!
Artık devreye insan faktörü sokmalarına izin vermeyeceğim.

"SENİ DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞAN İNSANLAR SENİ DEĞİL, DEĞİŞTİRDİKLERİ İNSANI İSTİYORLAR!"
İnsanlar değişebilir mi?
Doğruları..
Yanlışları..
Hayata bakışları.
Bu mümkün müdür?
Elbette mümkün olabilir.
Ancak bende işlemiyor.
Ne yaparsam yapayım işlemiyor.
Hangi kalıba girersem gireyim.
Birkaç saat sonra ben oluyorum yine.
Gökkuşağı görüp gökkuşağı olduğumu sanıyorum kimi zaman.
Yıldızları görüp yıldız olduğumu sanıyorum.
Ağaçları görüp ağaç olduğumu sanıyorum.
Ama sonra takke düşüyor kel görünüyor.
Ben olduğum hale geri dönüyorum.
Dolayısı ile beni gökkuşağını gördüğüm zaman tanışan,
Gökkulaşı olarak tanıdığı için..
Sonra baktığında anlayamıyor.
Ha evet sen bir gökkuşağı idin..
Oysa aslında bir portakal kabuğu imişsin olunca.
Tekmelemeye başlıyor.
Demek kandırdın ha!
Demek beni kandırdın!
Tekmelediği yeri umursamaksızın tekmeliyor.
Geberdiğini görerek tekmeliyor.
Sen gökkuşağı değilsin ya.
Aslında portakal kabuğusun ya.
O da seni sen gökkuşağı iken tanımış ya.
Kandırılmış.
Aldatılmış.
İhanete uğramış.
Bu nedenle hertürlü şiddet haktır artık.
Oysaki sen gerçekten gökkuşağı gördüğünde gökkuşağının renklerine bürünüyorsun..
O bunu nereden bilecek.
Artık gerçekleri görme zamanı.
Gökkuşağı gördüğümde, gökkuşa olmadığımı kabul etmem gerekiyor.
Ben vasat;
Hata yapabilen,
Ortalama bir insan dışında biri değilim.
Gerisi hikaye.
Burada bir portakal kabuğu var.
Hani bu günlüğü okuyupta gökkuşağı gören olursa..
Baştan uyarıyorum.
O aslında portakal kabuğu.

PS: Benim canım hala çok yanıyor. Canım yanarken tekme yediğimde, bağıramıyorumda canım yandı diye. İnsanın sesi de çıkmıyor ki o zaman.

Ama bugün Tanrı'dan yardım  istedim.
Bana yardım et dedim. Çünkü dayanamıyorum..
Tahminim üzere bana yardım edecek.
Biz de portakal kabuğu olarak yolumuza devam edeceğiz.

   
   3,464 kez okunmuştur. Yorumlar (3) - Yorum yaz! - Etiketler : öğrendiklerim, hayata dair
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 3 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2010-12-12 10:30:50
İsim : masal
Başlık : :(
Yorum : Seni böyle üzgün görünce ben de portakal kabuğuna dönüyorum.
Ama belki portakal kabuğu olabilmekte başarıdır,değil midir?
---------
Portakal kabuğu olunca seçeneğin yok zaten,
ister güzel ol ister çirkin.
Zaten portakal kabuğusun.
Ben biliyorum portakal kabuğu olduğumu.
Sorun çoğu zaman portakal kabuğunu gökkuşağı sananlarda.
Sen gökkuşağısın deyip..
Ona inanıp,
Sonra sadece bir portakal kabuğu ile karşı karşıya olduklarını anladıklarında...
Başka birşeye dönüyor herşey.
Mesela kandırmış oluyorsun,
Mesala yalancı olmuş oluyorsun.
Mesela sahtekar olmuş oluyorsun.
Mesela hırsız olmuş oluyorsun.
Oysaki sen o anda belki gökkuşağı idin.
Ama sadece bir kaç saat..
Başarı nedir biliyor musun masal?
Başarı hayatta kalabilmek!
Onu olmak..
Bunu olmak..
Böyle olmak..
Şöyle olmak..
Değil.
Bütün herşeye rağmen "biz olarak"
Hayatta kalabilirsek, bu başarıdır.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2010-12-12 16:01:40
İsim : masal
Başlık : !
Yorum : Canını yakan ne bilmiyorum.
Ben sana baktığımda herşeyi görebiliyorum.Gökkuşağını da,portakal kabuğunu da,yıldızları da,çocukları da.


Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2010-12-14 09:40:35
İsim : fındıkkabuğu
Başlık : :((
Yorum : Ah güzel dost, okudum yazınızı....
Ne desem bilemiyorum, hayat bazen istemeden yoruyor bizi...
Sanki öyle zamanlardasın:((

"Ben portakal kabuğuyum" diyorsun, biz seni her halinle seviyoruz...
Ama ben senin hayatı, gökkuşağını sevdiğini biliyorum... Yüreğinden sevgi ve umut eksik olmasın...
-----
:)
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.