Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Dostluk
Şerif Mardin’in öğre ...
Satranç
Perlmutter Ailesi
Paris ve Londra’da B ...
.........
💐
.........
........
uyu
Var Olan Ada
Lizbon'a Gece Treni
Houshang Moradi Kermani - ...
Teksas Tommiks
Son Çıkan Kitaplar - Safi ...
günaydın, kaz, Hayvan, yol alan yazılar, günlük, hayat işte, görüş ayrılığı, hayat bağları, limon ve zeytin, tümü

Şu an sitede 11 kişi on-line
Bugün 3,288 ziyaretçi 
Toplam 10,832,219 ziyaretçi 
 
 
   
  Houshang Moradi Kermani - Mecitin Maceraları 2 - Tespih
  22.05.2011 - Kitaplığım
   
 

Allah ne kadar matematik öğretmeni varsa hepsinden razı olsun. Eğer dünyaya veda etmişlerse Allah kabirlerini nurlandırsın, eğer yaşıyorlarsa Allah uzun ve sağlıklı ömürler nasip etsin. Zira her ne kadar kafama hesap yapmayı sokmak istedilerse de, başaramadılar. Tatlı dili denediler olmadı, zor kullandılar yine olmadı. Cetvellerle kafama vurdular hiç olmadı. Anlayacağınız kafam matematiği, geometriyi bir türlü almadı gitti diyor Mecit.

Ve başlıyor Tesbih'i anlatmaya.

Matematik dersimizin olduğu gün, teneffüs zilinin çalmasına beş dakika kala derse giriyordum. Sınıfın arka sıralarında oturarak göz göze gelmemeye özen gösteriyor, tahtaya kalkmamaya çalışıyordum. Öğretmen birini tahtaya kaldırmak istediği zaman ödüm patlıyor, rengim uçuyor, elim ayağım birbirine dolanıyordu; kireç gibi bembeyaz kesiliyordum...

Mecit'le benzerliğimiz benimde aynı duyguları bir muamma gibi karşında duran din dersinde taşımamdı. Derse gireceğim gün karabasan basıyordu. Gözümün önünde olağanüstü olaylar cereyan ediyordu; mesela deprem olmuş, mesela bir bomba patlamış, mesela büyük bir fırtına kopmuş. Din öğretmeni de ben de harabeler altında kalmışız. Doğal olarak çok fena durum cereyan ettiği için de din dersi olamıyormuş. Ancak..Ne yazıkki bunların hiçbiri olmadığı gibi birinci dereceden yada üçüncü dereceden akrabaları da ziyaret etmiyordu beni. Yine din dersi ile başbaşa kalıyordum. Girdiğimde de öğretmenin hakimiyet alanı içerisinde; çaprazında oturmak zorunda kalıyordum. Daha derse girmeye başladığını ikinci gününde beni keşfetmiş ve sıramı değiştirmişti. Arkadan ikinci sıradan alıp çaprazındaki baştan üçüncü sıraya oturtmuştu. Kaçar yoktu. Başını kaldırsan karşında. Üstelik daha derse girer girmez; bakalım bugün ne yaptın diye takıntılı bir şekilde beni tahtaya kaldırdığında..O konuşuyordu ben susuyordum.

Soru hazırdı: "12 duadan kaç tanesini ezberledin?" Ben de ses yok! "1...2..3...5...7..".Bende yine ses yok. Evde yaptığım bir kaç deneme de başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Din öğretmeni beni terbiye etmek için her ders parmaklarımı büzüştürüp cetvelle bütün hırsını alırcasına vuruyordu. Her karşı karşıya geldiğimizde o ezberlemediğimi, ben de ezberleyemediğimi biliyordum. Cetveli hazırdı. Yüzünde de büyük bir görev yerine getiren eda. Adeta yükseliyordu tün sınıfın ortasında parmak uçlarıma vurmasından dolayı. Ders bittiğinde sınıftan çıkışı büyük bir zafer edası taşıyordu. Evdekilere de bir şey diyemiyordum. Durduk yere vukuat çıkacaktı.

Eve gittiğimde annem diktiği elbiselerin arasından öğrenebilmem için başlardı mırıldanmaya, "ALLAHü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm." ben de devam ediyordum..."Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm." ne yazık ki bizim bu birlikte dua okumalarımız okula gittiğimde, koca bir hiç oluyordu. Bir tek kelimesini bile hatırlamıyordum. Ben öğreneyim diye İmam Mustafa'nın evinin kapıları bile bize açılmıştı. O okuyordu arkasından ben okuyordum. Ama baktık böyle çok uzuyor. Ben de hocaya dedim ki, hocam siz okursanız ben de okumuş olur muyum. İçinden tekrar edersen olursun dedi. Böylece o okumaya başladı ben de içimden tekrar ediyordum. İmam Mustafa sağolsun, bana bütün duaları böyle öğretti. 12 duayı da o okuyordu, ben de arkasından tekrar ediyordum. Ancak okulda kimse okumadığı için Hele ki "Mecit"  Hoca, yine cetvel merasimi ile uğurlanıyordum.   

Birgün yine yine böyle fena şekilde dövülmüşüm. Parmaklarımda yıldızlar uçuşuyor. Ne yapacağımı da bilmiyorum. Birsonraki derste matematikti. Sınav oluyoruz. Benim parmaklar şişmiş. Kalem tutamıyorum. Normalde bütün soruları cevaplarken, bir tek soruyu yapamadım. Kağıtları toplayacak, benim kağıdığımı eline aldı. Deliye dönmüştü. Bir tek sorunun cevabı yok. Parmaklarım şişmiş. Kalem tutamıyorum, yazamadım ki! Bu bana hakarettir "nasıl boş kağıt verirsin!"diye çıldırdı hoca. Başını bir o yana bir bu yana sallıyor nasıl olur diyordu.."Nasıl olur!" O gün, götürdü beni disipline verdi. Müdür soruyor, Matematkte sınıfın en iyi öğrencisi olarak soruları cevaplamamak ne anlama geliyor! Bu bir eylem midir! Müdür de olaydan etkilenmişti. Bu aralar okulda gerginlikte vardı. Müdür çabuk alevlenmişti.Tir tir titriyor...Gözleri yerinden fırlayacakmış gibi bana bakıyordu. Birkeresinde bir çingene "İt, itin kuyruğuna basmaz!" demişti bana nedense müdürün bağrış çağrışı içerisinde bu sözü hatırlamıştım. Gösteremedim parmaklarımı. Dolayısı ile ceza aldım. O gün eve gittim: Herkes kendi derdinde. Şimdi ben ne yapacağım diye düşünüyorum bir yandan. 12 dua. İnsan nasıl ezberler. Ezberler de nasıl aklında tutar da, o derse gider söyler. O gece anneme dedim ki imam Mustafa'nın yanına gidelim. Benim ellerimi okusun. Bir de dua etsin, bütün duaları ellerimin iyileşmesi için okusun yoksa beni okuldan atacaklar. "Okuldan atacaklar"kısmının ortamda yankılandığını hatırlıyorum. O gün, Annem gidip İmam Mustafa'ya ne dedi bilmiyorum. Tesbihini aldı ve geldi. Bütün gece ellerimin iyileşmesi için okudu. Öylesine huzurluydum ki...O günün sabahında din dersi vardı. Okula gittim. Mecit Hoca'nın tayini çıkmıştı.

Houshang Moradi Kermani İran Edebiyatı'nın en yalın dillerinden biri. Mecit'in maceraları da sanki evimizin içinde gibi..

   
   14,942 kez okunmuştur. Yorumlar (3) - Yorum yaz! - Etiketler : houshang moadi kermani, iran edebiyatı, çocuk kitapları, orta okulda, eğitim, okul anıları, anı defteri, tesbih hikayesi, din dersi, okuduklarım
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :