Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Türkiye
Anneler Günü
Günaydın Yazıları
Blog
Teknokentim
İzlediklerim
Gezi Defteri
Türkçe
Ekonomi
İstanbul
Aşk
Aktüel
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Havada senin kokun v ...
Seni düşünmek
Bayram çocuğu
Günaydın açelya
Uzaktan sevgi
eyyy vefa-2
eyyy vefa
mesele
yalan dünya
sabahlar
Kız Nasıl İstenir?
İstanbul'da Bir Hafta
Annem Kime Oy Verecek
Gamzelerin alık alık
Fotoğraflarla Türkiye'dek ...
şiir, bahar, mektup, bakımsız, çekim etkisi, kaz kafalı, mohammad hluchan, kişisel gelişim, günaydın yazıları, tümü

Şu an sitede 8 kişi on-line
Bugün 6,117 ziyaretçi 
Toplam 10,279,831 ziyaretçi 
 
 
   
  Kız Nasıl İstenir?
  01.08.2011 - Günlüğüm
   
 

Türkiye'de yöresel olarak kız isteme adetleri farklıdır.
Ancak hepsinin bir ortak noktası yine de oluyor.
Öncelikle erkek ailesi büyüklerini toplar; çikolatasını, çiçeğini ve kıza takılacak hediyeyi alarak
Kız evine doğru yola çıkar..
Kız evi,
Pastalar börekler hazırlar..
Hazırlıklar tamamlanmışsa..
İsteme şu sıra ile gerçekleşir;
1-Gelenlere hoşgeldin denir. Çok yüksek bir tebessüm sergilenmez. Arım gülümseme ile merhabalaşılır.
2-Kolonya tutulur ve çikolata (ama damat adayının getirdiği değil. O kahveden sonra) dağıtılır.
3-Çay ve börek ikramı yapılır. Nerelisiniz, kimlerdensiniz gibi banel sohbetlere girilmez.
4-İkram sonrası aile büyükleri, "sebebi ziyaretimiz" diye konuşmaya başlar.
5-Mutlaka "Allahın Emri Peygamberin kavli ile kızınızı oğlumuza istiyoruz" denir.
6-Kız ailesi naz ailesidir. Önce aile büyüklerinden biri alır sözü ama net cevap vermez, bir de dayısına soralım der,
Dayı konusur ama net cevap vermez, bir de amcaya soralım der. Her sözü alan sorar...
"Kızımız, zordur. Nazlıdır. Evin birtanesidir. Yemedik yedirdik, içmedik içirdik, sen bunun altından kalkabilecek misin?
Erkek muhtemelen elbette elimden geleni yapacağımdır diyecektir.
Kız ailesi sözü abilere verir..
Elimden geleni yapacağımla değimen dönmez,
Bu yükün altından kalkabilecek misin.
Erkek elbette deyip sözü bağladığında.
Aile büyüğüne söz döner ve gençler tanışmışlar birbirlerini sevmişler..
Bize de desteklemek düşer diye bağlanır.
6-Bu sırada erkek ailesi kıza bir takı takar.
7-Kahveler verilir. Oğlanın kahvesine tuz atılır. Bolca. Yanına da bir bardak su konulur. Eğer hava sıcaksa suya buz konulur.
Erkeğin çıtını çıkarmadan kahveyi içmesi gerekir.
Eğer kahve içerken suya yönelirse, bu zorluklar karşısında kolaycı tavrı seçeceğine delalettir,
Hemen söz bozulur. Buradaki "su" tuzaktır.
8-Kahveler içilip sözler verildikten sonra,
9-Erkeğin getirdiği çikolata dağıtılır.
10-Şerbet dağıtılır.
11-Söz tamamlanmıştır. Erkek ailesi bize müsade der.
Daha sonra detaylar konuşulmak üzere ayrılınır.

   
   55,304 kez okunmuştur. Yorumlar (12) - Yorum yaz! - Etiketler : kız isteme adetleri, kız istenirken neler yapılmalı, kız isteme törenine kimler katılır, kız istenirken ne söylenir,
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 12 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2013-11-29 15:32:21
İsim : gamze
Başlık : kız istem e
Yorum : ya yanlış anlamayın da bizim hoca ödev verdi canlandırma yapacağız yoksa 7. sınıfa gidiyorum tşk.
--------
:)
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2014-02-17 19:40:43
İsim : saime cakmak
Başlık : istnilen koyl kiz
Yorum : Mektubunuzu okudum.... yakin bi zamanda benide istemeye gelcekler.. o heycana nasil dayndini acba
,,,,,,,,,
Gözlemlerim çok da kolay olmadığı yönünde.
Ancak başa gelen çekilir :)
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2014-03-04 23:56:34
İsim : gkatekana
Başlık : :)
Yorum : Ben isteme olayindan haz etmiyorum .Bu nedenle bunun adini aileleri tanistirma demek istiyorum ve evde degil disarda bir yemekle bugunu tamamlamayi dusunuyorum.Yuzukleri onceden takmayi dusunuyorum yani o gun torenle olmayacak ve yuzugu alan kisi takacak:)
-------
Gerçi sen güzel kahve yapardın ama...
Nasıl diyorsan öyledir. :)
Bir de aile bastırırsa bir söz göremedik diye ne olacak :)

Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2014-03-06 22:56:45
İsim : gkatekana
Başlık : :)
Yorum : Ben zaten düşüncelerimi ailemle paylaşıyorum .Onları önceden bilgilendirip oya oya işliyorum :) onları evet kıvamına kadar getiriyorum .Yani sorun yok .Bu arada iltifat için teşekkür ederim ama türk kahvesi yapma konusunda becerikli değilim.Ve aslında şu sanayi tüpü kahve makinaları var ya onlara fena halde talibim var:).Bu arada nişan ,kına gecesi de göremeyecekler çünkü düşünmüyorum.Zamanla fikirler değişiyor bende böyle oldu .Belki bir kır düğünü belki...enteresan ama gelinlik bile cazip gelmiyor elbise bile giyebilirim:)
-----------
Bi gelinlik giy ya :)
Olmadı ki şimdi.
Kır düğünü de güzel.
Böyle horozlar olsa,
Kazlar, civcivler..
Fena olmazdı :)
Yeğenim evlendikten sonra
Bir de köye gitti
Köy düğünü yaptılar
Bir fotoğraf çekmişler
Bir yanında eşek var
Bir yanonda yavru bir köpek
Bunlar şahitleriniz mi diye sordu fotografları görenler.
Epeyi eglenceli oldu.
Havalar da güzel giecek.
Hayırlısı :)
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2014-06-08 10:09:49
İsim : Şifa
Başlık : Kız isteme
Yorum : Kızlar damat a tuzlu kahve icirelim
   
Tarih : 2015-06-06 18:02:39
İsim : Güllü
Başlık : kız isteme
Yorum : Çok eziyetli
   
Tarih : 2016-02-02 10:55:02
İsim : ozkan güney
Başlık : kız isteme
Yorum : benim babamın amcasının kızı var namuslu terbiyeli güzel bir kız onunla evlenmek istiyorum ama korkuyorum kız veya ailesi hayır diyecek diye acaba nenemi köye göndersem nenem gdip ailesiyle konuşsa hayır derlermi yaşımız 17 zaten şu anda evlenmek düşünmüyorum amacım kız elden gitmesin görüşlerinizi bekliyorum
--------
Kız elden gitmemeli bencede.
Sen gönder evdekileri kızı istet.
Hayır derlerse hayırlısı dersin artık.
Kader kısmet.
Nenen giderse çöze bu işi.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2016-07-03 07:08:46
İsim : önemli mi...
Başlık : Dua ve Yokuş
Yorum : Elbette ki zordu. Şu Sinan abinin oğlu için ikinci bir evlilik. Kız genç. Onaltı yıl var aralarında. Babacığını çağırmış. Samsun' a almış geri götürmüş daha önceden imam nikahı kıyılmış kızını babacık. Dedikodu
kazanı fokur fokur. Sinan abinin düş kırıklığı şubelerce henüz duyulmadı. Duyulunca telefon trafiği başlar. Sonunda beni de ararlar
merkezden. Abicim telefon limitinizi geçmişsiniz. On lira gönderin. Yadsımam. Gönderirim. Teşekkür ederler. Uyumluluğuma...

Allah' ın tokadı işte. Benim asıl şubeme yalvar-yakar giden Sinan' cık.
Fazla dua da etmemiştim. Artık onun yüzünden dört yıldır çıktığım yokuşun ahı vardır. Gerçi bacak kaslarım bayağı gelişti. Baklava bir göbeğim oluşmadı ama yine de göbüşümden memnunum.

Bence kırkına merdiven dayamış, treni kaçırmış erkek evlenmemeli. Bence kırkına merdiven dayamış erkek veya kadın evlenmeden de
günlerini neşeli geçirebilirler. Yani kafaca denk birileri olması lazım.
Evlilik olmaz...Evlilik ciddiyet ister. Tıpkı HAYAT gibi...
------
Git geller yaşıyor sürekli.
Sorular...sorular...
"Doğru olan nedir?"
Aslında bir doğru var mıdır?
"önemli mi" mesela.
Ben de önemli mi diye sordum Poros,
Ben cevizdim şimdi Poros mu oldum diye sordu.
Ne yapabilirim..
Bu kadar bereketli olmasa idin :)
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2016-07-04 07:03:21
İsim : önemli mi...
Başlık : Düğün turşu oldu
Yorum :
Daha bir kaç gün önce. Benden duyduğunu söyleme demişti. Caddemizin, ama her şeyi bilen, kötü bir huy ama, kendine gelen, en ufacık söylentiyi bir başkalarına ( bana ) anlatmakla hüner işlediğini
sanan bakkalımız Emin bey. Peki bu haberi getirende kimmiş? Sinan abinin küçük gelini. Üstelik bana da anlattıktan sonra, sakın ağzından kaçırma diyende kimmiş? Emin' cik. Biricik kayıt tutucu bakkalımız.

( Ben ne yapıyorum? En berbat en adi bir eylem...yazıyorum! ) Sanki dünya alem bilsin öğrensin Sinan' larda neler olmuş neler yaşanmış neler hangi sonuçla bitmiş?

Daha bu sabah önceden bildiğim haberler, Sinan abinin dilinden yanlış örülmüş bir kazak nasıl sökülürse, aynen öyle sökülmeye başladılar.
İçimden sinsice güldüm.

Olmadı dedi. Baştan belliydi. Samsun'a İki sefer gittik biliyorsun . İlk sefer kabul edilmedik. Babası terslik yaptı. Kızda tutturmuş ille de olacak. Ondan başkasına varmam. Öldürürüm kendimi. İkinci Sinan seferi başladı. Bu kez fena karşılanmamışlar. Kahveler içilmiş. Kızın babası hoca olduğu için kırkbeş dakika süren imam nikahına içinden oflamadan edememiş Sinan abi. Babası tamam demiş kızı götüre bilirsiniz. Üstelik kız öğretmen adayı. Resmi nikah için baş vurulmuş.
Daire tutulmuş. Eşyalar-gelinlikler-içlikler-ayakkabılar-altın takılar alındıktan sonra; şatafat , abartı istemem. Düğün bahçesi içkisiz, sade olsun demiş kızın babası.

Ankara' ya müstakbel koca adayının evine gelmiş kız. Kısa sürede ısınmış. Hatta bu ısınma fazlasıyla olmuş ki, turlar çoğalmış, ev de herkes birbirine düşmüş. Sinan devam ediyor. Yahu birader ( aramızda neredeyse onbeş yaş fark var ve ben elbette gencim ) sahura kalkıyoruz herkes de bir surat. Kimse konuşmuyor, gülmüyor. Hanım desen ayrı. Tutturdu ben bu kızı istemem. Gelin olarak hele hiç! Sinaannnn Sinaannnn bu kız Samsun' a geri gönderilecek! Şaşırdım.
Bu kız bana neden iyi de evdekiler neden alışamadı, sevemedi diye düşünüp duruyorum. Babacım aşağı babacım yukarı. Meğerse amacı belli oldu. Baba ev alınınca tapusu benim üstüme olsun. Nereden çıktı kızım bu? Ben öyle istiyorum babacım. Ama kızım bizim ailede şimdiye kadar hiç kimse kadının üzerine tapu yapmadı. Babacım siz bana güvenmiyor musunuz? Ama kızım hele resmi nikahınız kıyılsın. Birbirinize iyice alışın. Çocuk çoluğuna karışın. Sonra ne bu acele?

Sinan abi fettan gelini ( kendince ) halasının yanına göndermiş. Gelin kız halasının ailesini de bir güzel karıştırmış. Babası kalkmış gelmiş.
Sinan abinin oğluna çatmış. Oğlanda nasıl bir ailesiniz yahu deyip önünde duran adamı iteklemiş, kendini dışarı atmış. Sonra da Sinan babacığını aramış. Bu iş olmayacak babacım demiş. Ben demiştim evladım. Genç kız olmaz diye...

Manevi zararı bir kenara bırakalım yazıda. Sinan abinin zararı; Gelinliğin her ne halse üzerine yazı yazılmış. Bu yazıda bu gelinlik kefeniniz olsun yazıyormuş. Gelinlik ayakkabısının üzerine arapça bir şeyler karalanmış. Yüzükler ezilmiş. Takılar eğilmiş. Şimdilik iade olan tek eşya, çatal bıçak takımı. Hadi altınlar para sonuçta. Ama gelinlik içlikler, buzdolabı, çamaşır makinesi, oturma ve yatak odası halılar kilimler, perdeler yani bir yuvayı yuva yapan yatak odası takımı bile aziz kardeşim ne yazık ki iade alınmadı. Yaklaşık 40 bin lira...
Sağlık olsun. Belki böylesi daha hayırlıdır diyebildim. Elbette oğlunun
ne kadar gıcık olduğunu unutmayarak.

Örneğin Sinan abi oğlu hakkında konuştu ; bu oğlan kırkına geldi ama hala kötü huylarından vaz geçmedi. Geçenlerde kiralık daire bakmış. Orta kattaymış daire. Tutmuş mal sahibine bu apartmanın izocamı var mı diye sormuş? Sigortası. Bekçisi filan derken, mal sahibi çileden çıkmış. Oğlum sen kiralık dairemi tutacan yoksa daire mi satın alacan demiş. Kovmuş oğlanı. Yok demiş sana daire. Bela mısın nesin kardeşim!

Emin abiyle küs Sinan abi. Otuzbeş yıldır selam yok. Meselesi; bu Emin var ya birader bizim oğlana sigara satmıştı zamanında. Eee dedim. Esi neden satıyor? Sigaranın zararlarını anlatsaydı ya! Anlatır mı? Para kazanacak. Sonradan kaldırdı tekel maddelerini. Dedikoducu ne olacak! Aman sana anlattıklarımı duymasın. Bir duyarsa yedi mahalleye rezil olduğumuzun resmidir. Duymaz dedim.

Emin bakkalımızda aman abicim sana anlattıklarımı Sinan abiye söyleme. Söylemem demiştim...

Söylemedim ne ona ne ötekine...
------
Portekiz-Fransa 52:31 0-0
Ben bu stadyuma 2 yıl önce gitmiştim.
...
Kız isterken, çikolata yerine bisküvi almışlar.
O kadar çok tartışma çıktı ki,
Kızımıza bakamaz dedi bunlar evin hanımı.
Ben bilsem bisküvit almışlar gidermiyim onlarla.
Bitter çikolata vardı yanımda,
Bölüp bölüp birer parça verip çözdük ama,
Yok bidaha gitmeden kontrol edicem.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2016-07-07 10:56:39
İsim : önemli mi...
Başlık : Şamatanın güzelliği
Yorum : Önemli mi -İncir-Yağmur-Dut-Poros-Ceviz üstüne bir kaç söz...

Sanırım günlerden perşembe olması gerek. Gerçi takvim/lerle aramın iyi olmadığını bir kaç kişi dışında pek bilen olmaz. O bir kaç kişi dışındaya sayın sayfa sahibi siz de girmiş olduğunuz için kendinizi
önemli olarak görebilirsiniz...

Önemli ya da önemsiz, aslında biliyor musunuz yazdıklarımın hiç biri önemli değil. Buraya nokta imi koymamın bir sakıncası yoktur umarım.
Soru imi değil çünkü...

Uzun uzadıya yazmanın derdine; derdimde olmadı aslında, düşmedim.
Yazdıklarımın ne başlangıcı ne ortası ne de Allah bilir sonu oldu. Yazmaya, ardından gelen düşünceye, düşünceye, ardından gelen düşe/lere hep soğuk durdum.

Bir zamanlar umalım ki niyetlendim. Uzun soluklu bir deneme-roman-hikaye-masal bağlamına. Hayatım sonuçta benimdi. Zaten doğru-yanlış- haklı-haksız, kim ki. Tartışmalarımın özünde benliğimin ruhuna
inseydim ki; şimdi eminim hayatta olmazdım- inmedim. Bilerek inmedim. Ölmekten korkumdan dolayı mı? Zaten ben KIYAMETİM...
Her canlı tadacak. Amaç pisi pisine keriz keriz ölmemek bu ülke de...
Yıllardır keriziz. Kızabilirler bana. Yıllardır korkusuz yaşamaya alıştırdıklarımızla yönetilip duruyoruz. Dursak yerimizde iyi. Durmuyoruz. Anormal bir kıyametin içinde anormalce-aptalca ölüp duruyoruz. Bu aptalca ölümlerimize-cesetlerimize armağanlar-madalyalar-diplomalar hediye ediyoruz.

Neyse. Umalım ki bir zamanlar Kızılay meydanında bir manzaraya tesadüfen denk geldim. Aslında ciddi anlamda belimde silah ya da bir sustalı olsaydı o şıl..ğı oracıkta öldürürdüm.

Böyle bir başlangıcın binbir türlüsü yazılır ve devamı da gelir. Şimdi dönüp geriye baktığımda sadece suskunluğu duyuyorum. Hayatımı çalan gideni; çalan - hırsız - yosma olarak düşünüyordum. Yanılmışım.
Hayatımı belki de bağışlamıştı...Bu gerçeği anlatmak zor. Evet kendisine minnettarım...

Neyse...Örneğin anneannemin dramatik ölümü. Bu iyi bir yazı için başlangıç olurdu. Ortadoğu' ya Akdeniz' den değil ama karadan yolculuk ederdim. Bir zamanların Paris' i Beyrut' a ulaşmam fazla uzun sürmezdi.

Bu kez de her halde onlar beni öldürürlerdi. Çöle gömerlerdi. Miras için geldiğimi sanarak telaşa kapılırlardı. Belki de kucaklayıp sarılardı.
Kızlarının ablalarının kokusunu ben de var sanarak içlerine çekerek
bir ölünün özlemini ben de giderirlerdi. Bu da komik geldi bana...

Neyse...kardeşimin kayboluşundan başlardım. Hatta Kayıp filminden
esinlenerek kardeşimin ölüsünü arardım duvarları yıkarak. Belli mi olur? Uzaklarda aradığımız cesetlerimiz çok yakınlarımızda, hatta her gün sırtımızı dayadığımız duvarların birinde olabilir. Düşünsenize! Evreka işte. Her yıl yaz temizliği yapıyoruz hazır diyoruz eşyaları topladık bari duvarlarımızı bu yaz küf rengi yapalım...Evreka...Buradan da balanılır bir yazıya...

Neyse...Örneğin çok gördüler o yüzden yıktılar Ker....yi...Aslında o esmer tenli kadının simsiyah saçlarına badem badem yemyeşil gözlerine dalarak nice nice yazılar yazılırdı ama verilen bir sözden dolayı, -yazarsan küserim gibi olsa iyiydi, yüzümü göremezsin bir daha deyince, hayatımda ilk kırdığım kalem oldu, şu an da çerçevelenmiş, karşımda, asıldığı yerden bana bakıp bakıp haince sırıtan kurşun kalem..

Bu nedenle boş verin...Her okuduğunuzdan fazla sıkıntıya düşmeyin.
Önemli mi? Kesinlikle değil...

Neden sizin sayfanız? Yazılan yorumlar fazla şamata kokmuştu bana.
Hoşuma gitti. Ben de bu delidolu şamataya kendimce katılayım istedim.
İzin mi alsaydım?
----------
İzin?
Şamatanın olduğu yerde izin mi olurmuş.
Dalmakla iyi yapmışsın.
Poros.. ceviz üstüne gelince,
"Önemli mi?"
Bunda kayboluyorum.
Bu nedenle şimdilik Poros oldun.
Sonra ne olur bilemiyorum.
Belki de bir sandık olursun.
Yazdıklarına gelince Poros,
Sen başlı başına bir romansın.
Önemli mi sin..evet.
Neden?
Çünkü ben okuyorum.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2016-08-03 17:45:37
İsim : turgay
Başlık : kız ıstenırken ne soylenır
Yorum : kızın babasından kızını nasıl ıstenır
   
Tarih : 2016-09-02 21:02:04
İsim : a
Başlık : Ana hakkı tanrı hakkıdır.
Yorum : Ananın rızası babadan önce alınır.