Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Türkiye
Anneler Günü
Günaydın Yazıları
Blog
Teknokentim
İzlediklerim
Gezi Defteri
Türkçe
Ekonomi
İstanbul
Aşk
Aktüel
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Gün Bitiyor
Evdeyim
Hastaneden Eve Geldi ...
Bileğim Burkuldu
Günaydın
...............
Gülüşün
Yine burdayız...
.........
.........
Kız Nasıl İstenir?
İstanbul'da Bir Hafta
Annem Kime Oy Verecek
Fotoğraflarla Türkiye'dek ...
Gamzelerin alık alık
sevgililer günü, ismail, suna, aktüel, sümüklü böcek, hande altaylı ile son kitabı üzerine, sisiphos efsanesine döndük., yaşam vitamini, hayat akarken, tümü

Şu an sitede 8 kişi on-line
Bugün 5,147 ziyaretçi 
Toplam 10,885,826 ziyaretçi 
 
 
   
  İranlı Şaire Mevlana'nın cevabı
  23.08.2011 - Günlüğüm
   
 

İranlı bir şair der ki "Aşka uçma kanatların yanar"
Mevlana cevap verir "Aşka uçmadıktan sonra o kanatlar ne işe yarar"

   
   5,226 kez okunmuştur. Yorumlar (2) - Yorum yaz! - Etiketler : mevlana, aşk, iranlı şair ve mevlana
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 2 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2011-09-28 11:43:35
İsim : gkatekana
Başlık : :)
Yorum : iranlı şair gibi düşünüp mevlana gibi yaşarım:)
-----
Bu güzel işte :)
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2011-09-29 16:45:25
İsim : Ortanca
Başlık : Şairler/Düşünürler
Yorum : Şair / düşünürlerin bu sözleri sarfetmeleri için yeterince deneyim yaşadıklarına ya da gözlem yaptıklarına inanırım...
Ancak zannederim, her dönem iki dize okumakla kendini filozof zanneden pek çok fani yaşamıştır bencileyin!
Fikri ile zikri, kafası karışıklar tarikatının bu üyeleri içinden, aşka uçuyorum sanıp bataklığa saplanan pek çok garip de çıkmıştır muhakkak...
Aşka uçmak ile saplantılı aşk arasındaki ince çizgi arasında kaybolan bir dolu insan kör kurşunla vurulup düşmüştür belki de...
Bir şiirsever olarak her kalbimi çarptıran ademoğluna şiir dolu mektuplar yazdığım dönemlerden geçtim ben de... Ancak özlü sözlerin ulu orta tüketilmek, herkese , her durumda yazılmak üzere söylenmediğini anlamak (belki de hala anlamadım) yıllarımı aldı...
Şiddete, hasta ruhlara, şişkin egolara, yer ile yeksan özgüvenlere zamansız yenilen her insan gibi... (bu şişkin ego, hasta ruh benimki de olabilir üstelik)
Onunçün aşka ait heçbir sözü tedariksiz okumuyorum ben artık :)))
------------
A benim kırmızı ışığım,
A benim gece aydınlığım.
Gözlerimin feneri,
Bozgunları silen kalem,
Bırak yüreğini özgür,
Kızma ona neden güldü diye.
Hiç çocuk yürekler söz dinler mi?
Sen kimden neyin hesabını soruyorsun?
Şimdiye kadar kim tedarikle alabildi ki bir çocuğun elinden dondurmayı.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.