Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Mektup Kutum
Kuyruklu Yıldız
Yamalı Mektuplar
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Sevgili Kara Sineğim
Sen bana saattten ba ...
Mektuplar
Beklerken
Dün gece düşümde siz ...
:(
Somut
İşte
insan
siddetle tavsiye ederim
Canım
Ayrılığın rengi
Artık kimse mektup yazmıy ...
Deli’mden mektup gelmiş
Günaydın Reçel Kavanozum
elmalı pasta, kadınlar, mektup, günlük, ağaçlar, şiir, buluşma anı, martı fotoğrafı, istanbul fotoğraf, tümü

Şu an sitede 9 kişi on-line
Bugün 7,918 ziyaretçi 
Toplam 11,057,743 ziyaretçi 
 
 
   
  Dün gece düşümde sizi gördüm
  04.01.2017 - Mektup Kutum
   
 

 
Franz Kafka’dan Milena Jesesnka’ya
Dün gece düşümde sizi gördüm. Ayrıntıları anımsayamıyorum, bildiğim tek şey birbirimizin içinde eriyip ağladığımız. Ben sizdim, sizse ben. Sonunda nasıl olduysa alev aldınız. Ateşin kumaşla söndürüleceği aklıma geldi, eski bir ceket alıp üzerinize vurmaya başladım. Âmâ bu kez görünümüz de değişmeye başladı, değişti, değişti, sonunda artık görünmez oldunuz. Bu kez ben yanıyordum, ceketle alevleri döven de bendim. Âmâ dövmemin bir yararı olmadı ve bu tür şeylerin yangını söndüremeyeceğine ilişkin eski korkumu doğruladı. Bu arada itfaiyeciler geldi ve nasıl olduysa sizi kurtardılar. Âmâ eskisinden farklıydınız, hayalet gibiydiniz, karanlığa tebeşirle çizilmiş çizgilerden oluşuyordunuz sanki sonra kollarıma yığıldınız, ölmüştünüz ya da belki kurtarılmış olmanın verdiği sevinçten bayılmıştınız. Ama burada da şekil değiştirmenin belirsizliği devreye girdi, belki de birinin kollarına yığılan bendim.
   
   2,076 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum yaz! - Etiketler : mektuplar
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 1 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2017-01-05 07:48:14
İsim : önemli mi...
Başlık : 'Pi' olmasın...
Yorum : Hiç tanımadığım şairin biri şiir toplantılarına katılmam için mektup yollamış. Her halde zamanında bazı edebiyat dergilerine gönderdiğim
yazılardan, şiirle uzaktan-yakından tanış olmayan bir kaç ( şiir demeyeyim. şiir yazan emekçi kardeşlerime ayıp olur ) satırdan ibaret
olanlardan; Y. Mahalledeki bahçe katımın adresini bulmuş olmalı, oraya bir davetiye mektubu göndermiş. Yanıtlamadım. Gitmedim.
Her halde kıçı kalkık biri sanmış olmalı ki beni o zamanların tanınmış
bir dergisine şiir yollamıştım. Şiiri almış almış yere çalmış. Gıkımı çıkarmadım. Olabilir. Düz yazıdan da bazen şiir yazılır...Belki de çağdaş, sürrealizm, (şiire ayı postu da geçirdiler bu arada) ben o akımlara da sıçmış olmalıyım; YESPOSTMODERN-NOPOSTMODERN
sonra HECE -ÖLÇÜLÜ-ARUZLU-KAFİYELİ şiirlerinde kolaycılık olduğundan dem vurmuş olabilirim; belki de yazmış olduğum gerçekten şiirdi ( farkında değilim ) kıskanmıştır hıyar yada kızmıştır
davete gitmediğim için dandik kafalı...

Sorun ne? Sorun mektup mu? Kafka' ya gerçeği söylemem gerekirse
acıdığım-üzüldüğüm zamanlar olmuştur.

Eğer değil eminim; hayatında Milena zıkkımı ve o lanet hastalık olmasaydı çok deli yazılar yazardı...
-------
Günaydın.

Kafka gibi bir adama Milena aşırı basitti. Demek ki gönül bu dedikleri bu olmalı. Ota da boka da konması..

Kafaka' nın mektuplarını okuyup kapattığımda aklımdan geçen gerçek şuydu. Kaltak karı sen onu kullandın gazeten ya da çalıştığın her ne ise
büro işlerin için...

Kafka o karı da şeytanı görseydi iyi olurdu. Çünkü her kadının kucağında oturan şeytan melek değildi. Yazık oldu. Ama gerçekten müthiş eserler yazardı...

Sorun mektup mu?

"Güzel günlerdi ah o günler". Nostalji bir şarkı da kaldı. Postacılar
taşeronların adına çalışıyorlar artık. Çalışanların mektup kutuları yok.
Bir sürü zarf. Albenili...İcra-Banka vs.ler...Uygarlık başka şey artık.
Başka bir ad...

Karnım aç. İzinliyim. İki yumurta kırıp üstüne çay...Nasıl ama...Eh sayfa sahibine de iyi sabahlar diyelim. ( Günaydın yerine )...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.