Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Satranç
Perlmutter Ailesi
Paris ve Londra’da B ...
“Yalnız Seni Arıyoru ...
Dostunu saran aşıkla ...
ALLAH AŞKINA
masal
blog
😊
günlük 1
Var Olan Ada
Lizbon'a Gece Treni
Houshang Moradi Kermani - ...
Teksas Tommiks
Son Çıkan Kitaplar - Safi ...
van gölü, açlık, aktüel, başbakanımız ne den bu kadar rahat, günün bittiği anlar, köpek ısırınca nerede kuduz aşısı olmalı, sen korkarsan ben korkarsam o korkarsa, korku ile beslenen insanlar, aktüel, tümü

Şu an sitede 2 kişi on-line
Bugün 1,560 ziyaretçi 
Toplam 10,454,706 ziyaretçi 
 
 
   
  Satranç
  26.01.2017 - Kitaplığım
   
 

 

"Bir şey olmasını bekliyordum, sabahtan akşama kadar ve hiçbir şey olmuyordu."
   
   1,167 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 1 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2017-01-30 06:46:12
İsim : önemli mi...
Başlık : Toptan...
Yorum : Kapalı Çarşı İçin;

Batı'nın arka sokaklarında; cirit atan fahişelerinden hırsızlarından uyuşturucu kullananlarından pis pis hela köşelerinde ölüşlerinden
çocuk yaşta seksi erken yaşayanlarından anasızlarından babasızlarından sokağa atılmışlarından alkoliklerinden dazlaklarından vs. geçilmez... Batı'nın kaç yüzü var böyle? Batı iki mi üç mü dört mü
yüzlüdür? Batı saf mıdır kirli midir? Batı zeki midir aptal mıdır? Tüm bunların bizim Kapalı Çarşı ile ne ilgisi var? Batı bir iki dürtüyü çok iyi pazarlar-kullanır. Görsel sanatlarında edebiyatlarında ve çevreci olmalarında. Batı kendine has yoksulluğu bile güzelleştirmek için
sermaye harcamaktan çekinmez. Yeri geldiği zaman bizim peygamberimiz dışında tüm öteki inmiş peygamberleri yerlere göğe sığdıramaz. Kısacası inanmasa bile inanmış görünerek kendi iç dünyasının bunalımlarını belli etmez. ( Zaman zaman kişi başına düşen yıllık gelirin verdiği rahatlıktan intihar ederler ).

Batı. Tüm sanayi devriminin temellendiği örüldüğü yer; Bilimin-gelişmenin demokrasinin ışığı hakların savunucusu Batı tüm bu konularda tartışılsa bile; ikinci dünya savaşından sonra kendi yıkıntılarını topladığı kadarını toplamış ve topladıklarına geçmişten kalan tarihi de ulayarak her zaman saygı duymuştur. Tarihini eserlerini
korumakla kalmamış o eserleri yıkmamak bozmamak için bir taşını dahi oynatmamıştır.

Demem o ki; şehirleri korumamız gerek. Hele İstanbul' u! Taşı toprağı altın diye diye kazdıkça kazıdılar altını bulmasalar bile ( Ki bulmuşlardır. Hatta paylaşmışlardır .Basına yansımaz. Halk merak edip
sormaz vs..) başka şeyler buldular. Bizim mimarlar çok bilgiç olduklarından Kapalı çarşının kubbelerinden birini tahta yaptılar mesela. Neymiş altında bulunan odaların duvarları çatlamışmış. Eğer kübbeyi taştan yapsalarmış odaların duvarları çökermiş...

Demem o ki; Sevgili Şener Şen ile Müjde Ar' ın Arabesk filmi. Kaliteli bir filmdi. Oysa orada filmin bir sahnesinde şu diyalog geçiyordu. Millet gülmekten kırıldı ama ben gülmekten kırılmadım, daha çok kırıldım ve üzüldüm...Sevgili Müjde yolunu kaybeder. Yolu bulmak için
yoldan geçen araçlardan birini durdurur. Sorar; İstanbul neresi? Araçlardakinden biri tecavüzcü Coşkun' dur...Gösterelim ablaaa der ve elini fermuarına atar...İstanbul budur işte. İstanbul talan edilmiş tecavüze uğramış yerle bir edilmiş ranta kurban edilmiştir. Dünya da başka İstanbul var mıdır? Elin batılısı eski şehrini aslını korurken şehrin namusuna zarar vermesinler diye insanlarını bilinçlendirirken
yeni yapılaşmasını asıl şehrinin dışında kurarken bizimkiler henüz doymadılar ha bire İstanbul' u yatırıp yatırıp seviyorlar. İstanbul ne yapsın Kapalı Çarşı ne yapsın? Çünkü koruyanları yok. Fatih' in ve Bizans' ın kemikleri de yüreği de sızlar.

Öteki Yazılar Yorumlar ve Resimler İçin...

Şu son üç resim;

Aslında resim çekmek pek moda oldu son yıllarda. Gelişen teknolojiye bağlı olarak; Gerçek vesika çekerlerin ciğerlerini sızlata sızlata bir hal da olmuyorlar. Örneğin İstanbul Hatıraları veya Ara Güler gibi...Saygı duymaları lazım ama üzülerek söylemem gerekirse çok da duyarsızlar artık. Dünya bu konu da böyle...İnstegram feysler gibi pek çok özel yaşantının mahremiyetin kalmadığı yerlerde...Kedileri köpekleri de
çıplaklığı yatak odalarını da çarşaf çarşaf utanmadan sıkılmadan sererek rezilliklerine gülümseyip duruyorlar...Ben de ara sıra yorum yapmaya çalışıyorum ama benimki elbette pek masumcadır...Eh sizin çektikleriniz en azından doğa severler için...

Kemaliderya için;

Beyefendi mi hanımefendi mi artık kestiremiyorum. Çok dokunaklı yazıları var. Ölmeye pek niyetli olmasam da hani en azından neşeli neşeli ölmeyi dilemiyor da değilim...

İki kitap için;

Perlmutter Ailesi; Okumadım. Yalnız Varlık yayınlarına büyük saygı duyarım. Bunun yanı sıra Türk Dil Kurumu'nun dergisine de...Ama
nostalji oldular artık...

Satranç;

Birine hediye almıştım. Tam olarak okumadım. Suskunum bu konu da...

Çarşı;

Beşiktaş taraftarı bu konu da muhteşem. Diğer yandan Çarşıları özellikle tarihi değerleri olanları koruyacak kollayacak sahip çıkacak
olan o şehrin insanlarıdır. İnsanlar man kafa olduklarından dolayıdır ki;
dünya kadar müsibetle yaşamaktan mutlular...

Sağlıkla kalın...
-------
Günaydın.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.