Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Türkiye
Anneler Günü
Günaydın Yazıları
Blog
Teknokentim
İzlediklerim
Gezi Defteri
Türkçe
Ekonomi
İstanbul
Aşk
Aktüel
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Mektup
Gerçek Sevgi
Cebimdekiler
Yağmur yağıyor
Büyüme sancısı
uyku
Aşk
Tesla...
Konuşmalar...
Oğlum
Kız Nasıl İstenir?
İstanbul'da Bir Hafta
Annem Kime Oy Verecek
Gamzelerin alık alık
Fotoğraflarla Türkiye'dek ...
futbol, kış günlüğü, kek, annemin bahçesinde limon, günaydın, derin derin nefes alarak yaşamak, sevgi neye benzer, sevginin çeşitleri, sevgi karşılıksızdır, hürriyet 3 nisan manşet tümü

Şu an sitede 4 kişi on-line
Bugün 11,756 ziyaretçi 
Toplam 9,723,909 ziyaretçi 
 
 
   
  Yüreğimin Döküldüğü Yerde
  14.04.2017 - Günlüğüm
   
 

Sen yüreğimin döküldüğü yerde
Yeşeren bir fidesin
Işıl ışıl parlıyor gözlerin
Gece oluyor aydınlığım oluyorsun
Sabah oluyor güneşim oluyorsun
Kapıyorum gözlerimi umudum oluyorsun
Üzülme
Canın yanıyorsa
Ben ağlarım senin yerine

   
   657 kez okunmuştur. Yorumlar (2) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 2 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2017-04-15 07:31:31
İsim : önemli mi...
Başlık : Telaş
Yorum : .......................................................................................Günaydın,,,


Bu sıralar sabahın daha erken vaktinde yazılan notlar sabahın bu vaktine sarkmış durumda. Biricik nedenimse masum olmamla olmamam arasında sıkışıp kalmış durumda. Yine de şükretmem lazım- ya demir bir mengene de sıkışmış olsaydı nedenim ne olurdu? Yasak siteler ve şu meşhur taşımacılık ( Tır- Similatör ) biraz vaktimi alıyor.
Sonuç derseniz ben de bilmiyorum? Zamana bırakmam lazım.

Yasak mı değil mi yanlış mı doğru mu? Bir kaç gündür tanınmış bir mağazayı gözlem altına aldım. Gözlem derken bir hanımı elbette. Hafif şişmanca. Kulaklarında çıplak kadın küpeleri ve pagasus atı var. Bir kaç gündür genç bir erkekle geliyor. Mağaza açılana kadar birbirlerinin içine düşüyorlar. Erkek bir şeyler anlatıyor el-kol gülümseme. Hanımsa erkek bir şeyleri anlatırken arada bir uzanıp erkeğin esmer yanağına öpücük konduruyor. İyi de sayın sayfa sahibi şimdiye kadar neden bir hanım kondurmadı ; şu aşk kokulu buram buram seks kokulu sıcak sıcak kadın soluklu öpücüğü bana? Yani ben de romantik filanım sanıyordum ya da şirinim filan.. Sonradan öğrendiğime göre erkek İzmit' den gelmiş. İzmit ve Ankara vay be....Yasak ve merak burada başladı. Hanımın ismi neymiş merakı! Bari dedim kahveyi adilerinden satsalar da hazır hanım kasada dururken yakasındaki etikete bakar ismini öğrenirim. Belki ölmez sağlığım da yerinde olursa bir yazımda konu olur...Gittim. Benden önce hesabı ödeyen oldukça seksi sarışın hatunun bakışlarına yakalandım. Ulan dedim yoksa etikete bakarken mi yakalandım. Hoş sarışın hatun döndü gitti ama içimde bir şüphe kalmadı desem yalan olur...
...
Kimin ne olduğu bilinmiyor. Hele bir hanım çapkın olursa...
Ürünü poşetine usulca kaydırdım. Ederini öderken, Ay dedi ne güzel çay kokuyor burası...Burası mı? Evet dedi. Allah Allah hani çay kokulu kolonyalar var ama sürmedim de...Belki dedim dışarıdan geliyordur...
Yok yok dedi burası kokuyor...Ben çay içmesini çok severim. Kokusunu hemen alırım. Saat öğleden sonra üç...Neden sonra benim ketıldaki demlik aklıma geldi. Belki dedim sabah ki çay...Gördünüz mü bu işte kokan...Ama bu saatler önceydi. Demliğin kapağını açtım.
Bakın dibi kalmış dedim...Ay evet işte gördünüz mü ben yanılmam demez mi? Neyse eve gidince hemen bir çay demlesem iyi olacak.
Eh artık ben gideyim o zaman...Kıvırta kıvırta gitti...
...
- Efendim...
- Kardeş şu X raporunu yeniden söyler misin? Hesap tutmuyor.
- Bizimki de tutmuyor Necati bey...
- Anlamadım ne tutmuyor?
- Boş ver. Hadi söylüyorum. Aslında söylediklerimi not et. Kağıdı da kıçına sok lazım oldukça kıçından çıkarır okudukça beni hatırlarsın...
- No lan yine yazı mı yazıyorsun?
- Sana ne Necati sana ne!
...
Neşeli ve mutlu kalın sayın sayfa sahibi...

**
Bahar bahar budanınca dut ağacı Dike.
İntihar etmeye karar verdi.
İçim kıyılıyor.
Çaresizlik ekiliyor avuçlarıma.
Ellerimi ne kadar açmaya çalışsam boş.

Sen beni unutamazsın
https://www.youtube.com/watch?v=3C4S4W7GElk

Ben seni nasıl unutayım Dike!
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2017-04-20 09:20:13
İsim : önemli mi
Başlık : Pruva
Yorum : Zavallı yazılarım yıkıntılarla dolu yeşeren yamaçların çimenlerinde geziye çıkıyorlar bense pencereden hapşırıklar öksürükler titremeler
ve baş dönmeleri eşliğinde onların yanlarında olamadığım için seyretmekle başlarına bir şey gelmemeleri için dualar etmekle kendimi avutuyorum. Olacak iş mi? Oldu işte. Grip olmuşum!

Bazen zayıf düşüyorum ne mutluluk ama zayıf düşmek! Beynimin düşünme yetisinin olduğu bölüm bir konuya odaklanınca sahibini güçsüz çaresiz ve sanki kimsesiz bırakıyor ve sanki bundan da zevk alıyor.

Pencereden bakıyorum. Güneşli masmavi bir sabah zamanı. Diş hastanesine gelen insanlar araçlarını park ediyorlar kaldırımlara olmadı
yol kenarlarına. Hastalıklı bir toplum olduk ama aynı zamanda diş sağlığına da görüntüde önem mi veriyoruz bilemiyorum bunca kalabalığı görünce. Duyarlıymışız demek geliyor içimden..

Bu şehri terk etmeyi hatta bu şehirde ölmemeyi sayısız kereler düşünmüşümdür. Sevgili Kavafis' in Şehir şiirini okudukça duygusallaşıp burnumu çekip duruyorum.

Pazar günü mezun olduğum lisedeydim. Tüm Devrimci sloganlarımızın silinmesi arasından yıllar aktı. Duvarlarımızdan kitaplarımızdan sildiler ama içimizden silemediler işte. Referandum için geldim. Kavga etmedim. Bu kez kuzu kuzu takoz telefonumu bıraktım. Ben anadan doğma aksi olduğum için zaten HAYIR verip çıkacağım. Şimdiki satılmışlarla işim olmaz-işimiz hiç olmaz...Bize yapıştırdıkları yaftaların
hepsini biz misliyle zamanında onlara yapıştırmıştık zaten. Onlar nasıl doğdularsa hâlâ öyleler. Atatürk' den Türkiye Cumhuriyeti' nden Türk demekten devrimlerden aydınlıktan korkanlar emin olun hiç değişmediler...

Burnum akıp duruyor. Boğazımda hafif bir gıcık var. Çayım soğudu.
Biraz uyusam iyi olacak...
-----
Zavallı yazılar..
Eğri büğrü yazılar!
Başucumda duruyorlar.
Çorak sabahları sulamak için,
Tekrar tekrar okunmak için.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.