Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Onu da arkadaşlar ya ...
Kapısız Oda
Kelebeklerin Ömrü
Geç Kalmıştı
Birlikte Yağmuru Sey ...
aa bu da varmış
güzel
...
özel
Fırtınalar
Kelebeklerin Ömrü
Benim İçin Vazgeçer Misin ...
Birlikte Yağmuru Seyretme ...
Geç Kalmıştı
Mesela Babam Olabilirdin
yunus, mektup, günaydın hayat, martılar, günaydın, günlük, sevgili netten bulunur mu?, astım krizi, alerjik astım, tümü

Şu an sitede 10 kişi on-line
Bugün 6,973 ziyaretçi 
Toplam 10,668,992 ziyaretçi 
 
 
   
  Onu da arkadaşlar yapsın
  08.05.2017 - Hikaye Kitabım 2
   
 

 "Sesimi duyabiliyor musun?" diye bağırdı Yakut. Evet bir takım vızıltılar geliyordu ama duyamıyordu Hilmi. "Daha hızlı bağır" dedi. Bütün gücü ile tekrar seslendi. Çırpınmasına elinden gelen her şeyi yapmasına rağmen sesi ancak bu kadar çıkabiliyordu. Dışarıdaki bir vızıltı. Arının vızıltısı bile onun sesinden daha gürdü.

 
Hilmi, duymak istiyordu...ne söylediğini anlamak. Duyabilirse belki söyleyebilirdi, yağmur yağdığında şemsiye kullanarak ıslanmayabileceğini. Ayakkabılarını giydiğinde bağcıklarını bağlarsa düşmeyebileceğini. Uyumak istiyorsa geceleri lambaları kapatabileceğini. Bütün gayreti ile duymak için çabaladığı halde kulaklarına gelen sadece bir vızıltı idi. 
 
Sabah olmuş. Hilmi erkenden uyanmıştı. Onun da geceleri artık pek kaliteli uyuduğu söylenemezdi. Gece bekçisi olmuştu o da. Geceleri bekliyor, sabaha doğru dalıyordu. 
 
Kapıda "Hiç"i gördü.
 
"Annem reçel yapmış, sana da getirdim Hilmi Ağabey" dedi Hiç.
 
Hilmi, Hiç'e gülümsedi. İncir reçeli mi? Diye sordu. "İncir reçeli" dedi Hiç.
 
Oysaki ikisi de biliyordu İncir Reçeli olmadığını. Gelen "Çilek reçeli" idi.
 
Hiç, "Ağabey bugün Yakutla konuşabildin mi?" diye sordu.
 
"Yine konuşamadık" dedi Hilmi.
 
 "Sesi boğukuyor bana gelirken, duyamıyorum."
 
Oysaki ne gür çıkardı Yakut'un sesi. Hilmi, gidip aynada kulaklarına baktı hemen. Güzel görünüyorlardı. Yani bir sorun yoktu.
 
"Hiç, bugün ne yapacaksın?" dedi sonra.
 
"Tiyatro var."
 
"Peki okul?"
 
"Boşver ve Hilmi Ağabey! Onu da arkadaşlar yapsın."
   
   1,012 kez okunmuştur. Yorumlar (2) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 2 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2017-05-08 10:59:57
İsim : Bir Deli
Başlık : Oğuz Atay, Tutunamayanlar'dan...
Yorum : %u201CHayatta başarı kazanan bütün insanların, okul yılları başarısız geçmişti. Çalışkan olmak ilerisi için kötü bir işaretti. Böyle insanlar para kazanamaz, kadınlarla ilişkide başarıya ulaşamazdı. En kötüsü, hayatın dışında kalırdı. İnsanların ıstıraplarına yabancı olurdu. Hiçbir zaman gerçekleri göremezdi.%u201D
%u2015 Oğuz Atay, Tutunamayanlar

%u201CAnnem de, babam da bana gerekli eğitimi vermediler. Yaşamak için demek istiyorum. Bana yaşamasını öğretmediler. Daha doğrusu, bana her şeyin öğrenilerek yaşanacağını öğrettiler. Yaşanırken öğrenileceğini öğretmediler. Ben de kolayca razı oldum bana öğretilen bu yanlışlara. İnsan, kendi bulurmuş doğru yolu. Ben bulamazdım. Bana, başkalarına gösterdikleri basmakalıp yolları öğrettiler. Başka türlü bir itinayla tutmalıydılar beni. Daha fazla değil, farklı. Normal bir insan olmaya zorladılar, bana boş yere vakit kaybettirdiler. Olmayınca da, anormal dediler.%u201D
%u2015 Oğuz Atay, Tutunamayanlar

%u201CBabamın, sonradan daha iyi farkettiğim karakterinin eşsiz bir özetiydi bu cümle: %u2018Dur bakalım hele.%u2019 Hem kendi durur, hem de herkesi durdururdu bu cümleyle. Benim hızımı, annemin hırçın ve telaşlı atılmalarını hep bu amansız cümlesiyle keserdi: %u2018Dur bakalım hele.%u2019 Dünya tefekkür tarihine %u2018Durbakalımhelecilik%u2019 geçmezse, babama yapılmış en büyük haksızlık olacaktır bu. Ben de belki biraz bu felsefenin tesiriyle böyle olmuşumdur.%u201D
%u2015 Oğuz Atay, Tutunamayanlar

%u201CSelim, insanın yaratıcı hayal gücünü öldürüyordu. Kambur duruşu, dağınık saçları ve ütüsüz elbisesiyle Selim, insanı can sıkıntısı ve ümitsizliğe sürüklüyordu. İnsan ona bakınca, gerçi bir süre kendinden memnun oluyordu; fakat sonunda canı sıkılıyordu.%u201D
%u2015 Oğuz Atay, Tutunamayanlar

%u201CSöze erken başlamayacaksın, hiçbir düşünce ileri sürmeyeceksin, hiçbir şey bilmezmiş gibi görüneceksin, garip şekilde giyinmeyeceksin, ellerini masaya dayamayacaksın, seni baştan savmalarına yol açmamak şartıyla kendini acındıracaksın, gülümseyeceksin, bekleyeceksin.. Ve hiçbir zaman ümide kapılmayacaksın.%u201D
%u2015 Oğuz Atay, Tutunamayanlar

%u201CBenim dışımda kimseye de öfkesini belli etmezdi. %u2018Bütün kötülüğün bana%u2019 diye takılırdım. %u2018Anlamıyorsun Esat ağabey,%u2019 derdi. %u2018Onları öfkeme layık bulmuyorum. Öfkem bana ait bir şey. Yakın hissetmediğim birine nasıl gösteririm onu. Onlara da size davrandığım gibi davranmış olurum. Asıl o zaman kötülük etmiş olurum size.%u201D
%u2015 Oğuz Atay, Tutunamayanlar

%u201Cİnsan beyninin böyle farklı güçte olması, birinin yazdığını, ötekinin okuyacak kadar bile bir zekâya sahip olmaması çok üzücü.%u201D
%u2015 Oğuz Atay, Tutunamayanlar

%u201CBabası, öğrenci olan oğluna, arada bir aferin, diyor. Ocakçı, kendi bilmiş gibi sevinçli: gülümsüyor. Bat dünya bat. Böyle giderse her mahallede bir Dostoyevski çıkacak Olric. Dünya borsalarında Dostoyevski hisseleri düşecek. Her hafta bir Karamazov, yeraltınız kadar yeraltı.%u201D
%u2015 Oğuz Atay, Tutunamayanlar

%u201CPiyano çalmayı çok isterdim," dedi donuk bir sesle. "Şimdi piyanoya oturur, kelimelerle ifade etmekte güçlük çektiğim bütün duygularımı, acılarımı tuşlara dökerdim. Bazen şiddetli, bazen yavaş basardım onlara. Kim bilir ne ince ayrıntıları vardır o dokunuşların? Kelimeleri daha önce öyle kötü yerlerde kullanıyoruz ki, kirletir diye korkuyoruz duygularıma dokunursa. Seslerin başka türlü bir dokunulmazlığı var.%u201D
%u2015 Oğuz Atay, Tutunamayanlar

%u201CHayat, düşünceleri tutan bir hapishanedir.%u201D
%u2015 Oğuz Atay, Tutunamayanlar

%u201CYatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimse de uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım%u201D
%u2015 Oğuz Atay, Tutunamayanlar

%u201CHerkes istediği mesleği seçecektir. Ressam olmak isteyenler reklamcı, yazar olmak isteyenler mühendis, mimar olmak isteyenler iktisatçı, meyhaneci olmak isteyenler hukukçu, hukukçu olmak isteyenler tezgâhtar, adam olmak isteyenler uşak ve dilediği gibi yaşamak isteyenler rezil olmayacaklardır.%u201D
%u2015 Oğuz Atay, Tutunamayanlar

%u201CNe kadar acıyorum kendime; bu yüzden başkalarına acımaya fırsat bulamıyorum. Bütün acımamı kendime harcadım.%u201D
%u2015 Oğuz Atay, Tutunamayanlar
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2017-05-10 13:19:21
İsim : masal
Başlık : :)
Yorum : teoga da anne ve babalar girsin.çocuklar kapıda onları beklesin.
------
İyiymiş :)

Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.