Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
Kişisel Gelişim
  Yol Alan Yazılar
  Bilmece
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Söyle Bana Marina K ...
Hiç kimseye bir şey ...
Sevmek Fırtınaları D ...
Gözleri Kör Olanlar ...
Kölelik
:(
Somut
İşte
insan
siddetle tavsiye ederim
Etkili İletişim
"Sen benim için önemli de ...
Haftasonu tatili hakkında ...
Neden Ben?
Sizin Hala Screet'iniz Yo ...
bilinç altından somuta, kişisel gelişim, lale fotoğrafı, çiçek fotoğrafı, lale, tepside börek uyuyor, bahar, bahar fotoğrafı, insanlar çalışıyor, günlük tümü

Şu an sitede 11 kişi on-line
Bugün 1,807 ziyaretçi 
Toplam 11,065,176 ziyaretçi 
 
 
   
  Evren senden sevdiğin şeyleri alıyorsa
  12.07.2017 - Laboranite / Kişisel Gelişim
   
 

 “Evren senden sevdiğin şeyleri alıyorsa eğer, verecek kadar güçlüsün demektir.”

Tayfun Topaloğlu
   
   658 kez okunmuştur. Yorumlar (3) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 3 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2017-07-15 05:57:07
İsim : kemaliderya
Başlık : mesele
Yorum : ahh be güzelim!...
aman be yabanim


mesele vazgeçmektir
mesele yeniden denemektir
mesele senden önemli bir hayatı keşfedip
sırrına ermektir
mesele ölmektir ansızın limon ağacına bakarak
dalına kuş konmayan ağacı bulup
sohbeti sürdürmektir mesele
gece olmuş
sabah olmuş
aldırmaktan yaşamaktır ölüme çare
uzun yürüyüşlere tanık bulmaktır mesele

hadi bugün tatil olsun her yer
ekmek hariç
şarap hariç
peynir hariç
satılmasın kimse
çocuklar ve kadınlar hariç
ölelim bugün yaşamaya yemin edenler
ölelim ve de dirilelim toprağın hasından
kalkalım kuzeyin
güneyin ışıklarına denk
içimize o hikayeler yerleşsin
ateş başı anlattıklarımız olsun
az utanalım birbirimize bakıp
ama hemen geçsin de
tebessüm edelim
insan olmak zor
diyelim akşamüstü
nasıl dilin kemiği yokmuş
kemiği olalım dilin sabaha karşı

mesele aldatmaktır hayatı
yeniden yaşamaktır inadına
ayakta durmaktır sonbaharda

bir gün bir limon ağacına bakıp pişman olmaktır hayat...
-----------------------------------------------------------------------------------
haklısın sohbeti sürdürmektir bütün mesele...

sohbeti sürdürmektir mesele
gece olmuş
sabah olmuş
aldırmaktan yaşamaktır ölüme çare
uzun yürüyüşlere tanık bulmaktır mesele

***
bir gün bir limon ağacına bakıp pişman olmaktır hayat...

***
hadi bugün tatil olsun her yer
ekmek hariç
şarap hariç
peynir hariç

***
bir gün limon ağacına bakıp gamzesini okşamaktır hayat!
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2017-07-15 06:35:24
İsim : kemaliderya
Başlık : eyyy vefa
Yorum : EFE'nin hikayesi

eyyy vefa!..
nerdesin?

iki ağacın arasından geçip
bir fısıldamayı takip ederek yürüdüm
gölgemi ezip geçtim onüçünde
anladım ki hayat aklında kalanmış
ölmekse uzaktan uzaktan hayal ettiğimiz keşfedilmemiş ülke!

adımı kendim verdim sonra
dedim ki; Olacaksa böyle olsun
oldu da
kim inandı
kim inanmadı
ama banane!
ben ki vazgeçebilirim gerekirse her bir şeyden
mesela özgürlükten vazgeçebilirim
mesela yaşamaktan
mesela ölmekten
vazgeçebilirim
oysa demetinden çıkmış güle benziyorum
tek başıma
ve güzel
acaba ayın onbirinde ve
her ayın sonuna doğru bilmediğim o günde
yoksulluğum mu çıkarır beni baştan
neden yemin ederim kırk metrekare hayatımda

adımın her harfi anlam yüklensin diye seçtim lisan-ı edebi
günler akşama varsın
geceler sabaha ersin
fırtına dinsin
gözlerim görsün
ruhum?..
"belki onun da şansı olur karanlıkta yol almaya"
ama ben
biliyorum ki;
vefasızdır her yanımdan akan ısmarlama aşklarım
bu yüzden yakın duruyorum dünyanın sonuna
ve kanaatimce dünyanın sonunda yaşanıyor bütün başlangıçları ömrün
işte bu yüzden istiyorum her şeyi yeniden ve yeniden

iki perde arasından sızan ışığa kaptırdığım bu surat benim
yolları gözlediğim gözler de benim
ancak hükmüm yok dirayetlerine
teslim olmuşum çarşambadan cumartesiye
bütün gemileri yakılmış amiralden farkım kalmamış
adımı kendim koyarım
ömrümü de
oysa biliyorum dostlarımdan bana kalan vefayı
unutmak için yemin etmişler bir araya gelip
üstelik ben yokken
zaten ben yokken oluyor her şey
yoksa kim cesaret edebilir iki ağacın arasından yürüyüp
bir fısıltıyı takip etmeye
gölgelere birer birer basarak...

sabah uyandığımda geceden uykusuzluğum vardır çıkınımda
hatırlamak için değilse de
unutmamak için nefret etmeli, bilirim
bilirim ya
yine de edemem
sevmeye adamışım kalanımı
rüyalarım
kabuslarım
bunlar bitecek nihayetinde
sence ne kalcak fakirin
tükenmeyen yüreğinde


Ahh vefa!..
sen nerdesin ki
bulunamaz oldun ahir hayatta...
------
Vefasızlık daha ne kadar olabilirdi acaba?
İçinde neler barındırabilirdi?

Ben bunları hak etmedim dediğinde
Çok ağır geliyor da
Hakkettim sıradaki ne dediğinde
Az geldiğini görüyorsun.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2017-07-15 07:43:27
İsim : kemaliderya
Başlık : eyyy vefa-2
Yorum : EFE'nin onüçü

vapurdaydım
üsküdardan beşiktaşa yanlışlıkla geçtiğim vapurda
sanki bir yanlıştan başka bir yanlışa gidiyormuşum gibi
saçlarım rüzgarda kaskatı
etrafta martılardan eser yok
birden aklıma öğretilen tanrı düştü
nedense o gün reddettim hemen
ben o gün koskoca bir hayatı reddettim aslında
bir daha yürüyemedim benzerlerimle aynı yolda
sürüden ayrı düşene ne olursa
bana da öyle

vapur iyiydi
neşeli insanlar vardı sağda solda
oturanlar
ayakta duranlar
uyum içinde yoksuldular
mutluydular
jilet satan adama bıyık altından gülenler bile vardı
eski hikayeleri biliyorlardı
bu yüzden naziktiler hayata karşı
hayat da onlara nezaket gösterir gibi ılık rüzgarını bahşederdi temmuzunda
ben de vapurdaydım
onüçünde ağzının hemen üstünde inatçı tüy sahibi
o rüzgar bana da değdi
hatırlıyorum
bir elim evin yoluna teslim
diğer elimde dünyanın yükü
kafamda yolculuğun ilk tarifesi yalnızlık
neler geçti acaba o gün içimden
neler oldu da ben yanılmışlığımı üstlendim hayat boyu
ve bü yüzden işsiz kaldım
ertelendim
unutuldum
sıraya giremediğim için tayınımı alamadım
ya da eksik aldım ve aldırmadım
öyle ki
eksilerek yok oldu hakkım
ve nedense yok olan her bir şey gibi
ben de unuttum sormayı
ağzımın üstündeki tüyümden oldum büyüdüğüm için
o rüzgar bir daha öyle esmedi
belki de ben anlamadım vaktime ihanetten
ne olduysa
nasıl olduysa
ben vapurdan inerken bıraktım çocukluğumu
tezer'in bahçesinde

vapur güzeldi
iri gözleriyle annesinin elini tutan çocuklar vardı
onlarla sürekli konuşan
anlatan babaları
dalgaları keyifle yad eden insanlar vardı çaylarını yudumlarken
vapur iyiydi
vapur yaşanabilirdi
ama ben indim
ben indim ki
bir yerdeyim
vaad edilen
tarif edilen değil
yanlış yolculuğumun ilk bedeli beşiktaş'ta vapurdan indim
şimdi herkes anlıyor ki gidecek yerin olsa da
ve sen bilmiyorsan gitmeyi
cennet gibi mesela
ne anlamı var
ama ne anlamı kalır
sadece gitmenin!..
vapur iyiydi
ama vapurdan inersen
tek başına kalırsın
ne rüzgar
ne martılar
artık kavga başlar bütün çirkinliğiyle
ve sen
yemin edersin
küçücük aklınla
"eyyy tanrı!.. bu mudur bedeli yalnızlığın?
O halde dökülsün bütün sular denizine
moğollar çöllerinden geçsin
güneş batmasın veya doğmasın
günahkar olalım hep birlik
hadi hemen olsun istediğin
ne de olsa korku yerini sana bıraktı
daha nasıl dua ederim sana
eyyy tanrı!...
vazgeç zulümden
ben vavapurdan indim..."

vapurdan indim o küçücük aklımla
kimseler yok gibi geldi bana
eve dönüş yolunu soracak
ya da
evle ilgili fikri olan kimse yoktu
onüçünde beşiktaşta
harika bir hayatı farkettim bu yüzden
demek yaşanabilir kimse olmadan
ama yaşanamıyor amaç olmadan
ve ben farkettim neden sonra
bir ömür bir hikaye ile geçmez
bir ömür bir hikayeyle bitmez
öyleyse artık yol zamanı
şimdi yolun hakkını vermeli

***
Yolun hakkı yürümek olmalı.
Nereye dersen?
Hangi tarafına olursa olsun.
Hikayesi olan tarafa olsun.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.