Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Türkiye
Anneler Günü
Günaydın Yazıları
Blog
Teknokentim
İzlediklerim
Gezi Defteri
Türkçe
Ekonomi
İstanbul
Aşk
Aktüel
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Ölüm el sürmez yaşay ...
Akıl, kalbi durdurab ...
Klavye bu gecelik be ...
Bugün İstanbul'da
Kapının mental sorun ...
:(
Somut
İşte
insan
siddetle tavsiye ederim
Kız Nasıl İstenir?
İstanbul'da Bir Hafta
Annem Kime Oy Verecek
Fotoğraflarla Türkiye'dek ...
Gamzelerin alık alık
sümüklü böcek, günlük, anılar, bir gün, yaşam, bakımsız, günlük, nasıl zayıflanılmaz, kahvaltıo kalori değeri, tümü

Şu an sitede 3 kişi on-line
Bugün 2,027 ziyaretçi 
Toplam 11,041,428 ziyaretçi 
 
 
   
  Havada senin kokun var
  10.07.2017 - Günlüğüm
   
 

Yaprakların ışıltısı seni çağırıyor
Gece estiriyor rüzgarını
Havada senin kokun var
Yütreğimin ağzımda
Gözlerimin beyazındasın

   
   231 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 1 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2017-07-26 05:04:57
İsim : önemli mi...
Başlık : kirlilik
Yorum : ..........................................................................günaydın...


halk ekmekçisi izine çıkmış. demek ki bir halk ekmekçisi de izin-tatil yapıyor. esmer hafif kel kafalı bir adam sıcağın altından bana-benim bulunduğum gölgeye doğru geldi. alnında birikmiş terler vardı. sararmış dişleri dudaklarının hafif aralığından görünüyordu. siyah mı lacivert mi bir şeyler giyinmişti yazlık yerine. bana Çudomir' in kısa yazılarından fırlamış bir mercimek tanesini anımsattı her nedense.
Onu tanıyordum. Ofis'e sık sık gelen biri değildi. konuşmaya gereksinimi vardı. konuşmaya da başladı. halk ekmekçisi tatile çıkınca
büfeyi-ekmek alım ve satım işlerini kendisine bırakmıştı dönene kadar.
üstelik kendisi de bu ülke de yıllarca Halk Oyunları oynamış sonra da
bu-asıl mesleğinin öğreticisi-Kültür Bakanlığının onayıyla jürisi de olmuştu. hem de bayağı ileri derece de bilgisi olan biriydi. neyse asıl konumuz;

abi dedi esnaflık güzel olmasına güzel meslek ama insanlarla başa çıkmak gerçekten çok zor oluyor. kadının biri geldi bir ekmek alacak
durduğu yerden - hayır o değil öteki- bu mu? - hayır o değil bak yan tarafında biraz kızarmışı var işte hah o! bir ekmek alacak abi...

yine bir hanım demez mi - beyefendi sağlıkla ilgili , gıdayı ilgilendirir besin satıyorsunuz bari traş olsaydınız? halbuki tıraşımı dün olmuştum. bir gün arayla olurum abi. üstelik hijyenik eldivenim de takılıydı ama dayanamadım. hanımefendi dedim ekmek mi alacaksınız
beni mi karar verin? bozuldu elbette.

Mehmet cami hocasını alıştırmış. hoca sabah namazından sonra doğru
büfeye geliyor. çıplak elleriyle bir kasa ekmeği kurcalıyor. mıncıklıyor
sonrada dişlerine ve midesine uyan bir ekmeği alıp çıkıyor. bir iki üç derken baktım olacak gibi değil. Mehmet belki de kızıyordu. adam caminin hocası ya sesini çıkaramıyordu. ben dayanamam abi. yahu hoca dedim kurcalama o ekmekleri. yazıktır. bak çıplak ellerinle parmaklarınla dokunup duruyorsun. mikrop bulaştırıyorsun. o ekmekleri çocuklar yiyor...kızdı tabi. Mehmet bana böyle davranmazdı arkadaş. Mehmet gelene kadar gelmem artık. dürzüye bak bir de cemaate şikayet etmiş beni.

bir sürü bir şeyler anlattı. aklımda kalanları aktarayım dedim. sandaletlerim tozlanmıştı. emaneten giden halk ekmekçisinin arkasından bakmadım. aklım sandaletlerimde ve gölgesinde durduğum yabani Nar ağacının hışırtısındaydı...
-------
günaydın :)

Ben bu günün bitmesini hiç istemiyorum.
Bekleyen günler de öyle.
Bizi sevindiren bir şey var.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.