Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Türkiye
Anneler Günü
Günaydın Yazıları
Blog
Teknokentim
İzlediklerim
Gezi Defteri
Türkçe
Ekonomi
İstanbul
Aşk
Aktüel
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Akıl, kalbi durdurab ...
Klavye bu gecelik be ...
Bugün İstanbul'da
Kapının mental sorun ...
Kedi Suratına Hapşur ...
:(
Somut
İşte
insan
siddetle tavsiye ederim
Kız Nasıl İstenir?
İstanbul'da Bir Hafta
Annem Kime Oy Verecek
Fotoğraflarla Türkiye'dek ...
Gamzelerin alık alık
yılın insanları, ekonomist ödül töreni, martı fotoğrafı, mavinin en güzel tonları, martılar, günaydın, üşümüş çocuk fotoğrafı, göbeği açık gezen kadın, su içerken katledilenler, tümü

Şu an sitede 12 kişi on-line
Bugün 794 ziyaretçi 
Toplam 11,040,195 ziyaretçi 
 
 
   
  Seni beklerken
  14.08.2017 - Günlüğüm
   
 

 
  

   
   277 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 1 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2017-08-15 04:29:32
İsim : kemaliderya
Başlık : günlük 1
Yorum : Hangisi daha güzel acaba? Sabah mı, gece mi, gece yarısı mı...Bence lezzet önemli. Bir insan uyumayabilir ya da epeyi bir uyuyabilir. Sonra kalkar ve etrafına bakar. Gece ya da sabah diye düşünmez. Ne olduğunu anlamaya çalışır. Ben böyle olduğunda dökülen saçlarıma bakıyorum. Onlar da zamanın bir tür ölçüsü değil mi?.. Nasılsa geçmiş zaman diyerek aldırmadan durabiiyorum kimi zamanlar. Dikkat edin; "Kimi zamanlar" diyorum. Banane ki sabahı akşamı gecesi ve diğer tüm tanımlanmış vakitlerinden zamanın!..Olmuş işte...

bazen yanlış yere zilii çalıyorlar. Bildiğim halde inadına "kim o" diyorum. Hatta ısrar ediyorum. Kimi cevap veriyorlar utangaç sevgiinin aşkını itiraf ettiği ses tonuyla. Kimi gülüşüp kaçıyorlar kır çiçeklerine konan kelebekler gibi. İkisi de beni ilgilendirmiyor. Benim işim "kim o" demek. Sabahın körü gecenin körü elimin körü....Aman neyse...Yani körlüğünde bir kadının sevdiği erkeği özlemesi gibi...

Yok daha neler!.. Her zaman kahvaltı yapacak kadar zengin miyim?.. Bir kere sana ne?..İster yaparım ister sadece çay içerim.Her durumda bu benim hikayem olur. Kimseyi ilgilendirmediği için çayımı serin ve açık içerim. Aklıma neler gelir kimse bilmez ve hatta ben bile bazen bilmem. İçimde geceden kalma öfkeler de olur kimi. İçkimi yudumlarken gelirsin aklımın utanmaz yerine. Tutunurum. Ah bir de bırakmayaydım ya!...

Aslında bugün gelen giden olacak sanırım. Birileri gelir ve gider diye düşünüyorum. Şapkasızlar diyorum onlara. O kadar çıplak dolaşıyorlar ki her gün üşüyorlar. Bir nefes iin kapımı tırmalıyorlar. Yine de beni sevmiyor hiç kimse. Çok acımasız olabiliyorum. Her sözüm suratlarında patlıyor bir bir. Eve gidip düşünüyorlar kapımı aşındırdıktan ve bana hallice küfürler dizdikten sonra. Benim yoluma aşık değilller ancak yolumda bir süre yürümeyi seviyorlar. Geri gelecek diye bütün korkuları evimin loş ve sigara kokan küçücük odasına sığıyorlar. Biliyorum. Aldırmıyorum. Yeter ki fayda sağlasınlar hayatlarına geçmişlerinden sıyrılıp.

Size anlatmadım ama ben telefon bekliyorum. Beklemek hayatta kalmak için en iyi bahanedir. Merhaba salı sabahı....İyi misin?

***
Beklemek ne güzel bir nimetmiş meğer... Hele bir de beklenecek bir şeye sahipsen..
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.