Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Türkiye
Anneler Günü
Günaydın Yazıları
Blog
Teknokentim
İzlediklerim
Gezi Defteri
Türkçe
Ekonomi
İstanbul
Aşk
Aktüel
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Akıl, kalbi durdurab ...
Klavye bu gecelik be ...
Bugün İstanbul'da
Kapının mental sorun ...
Kedi Suratına Hapşur ...
:(
Somut
İşte
insan
siddetle tavsiye ederim
Kız Nasıl İstenir?
İstanbul'da Bir Hafta
Annem Kime Oy Verecek
Fotoğraflarla Türkiye'dek ...
Gamzelerin alık alık
mum, günaydın nasıl olur, günaydın demeli, sabaha başlarken, günaydın şiiri, din dersi, orta okulda, meslekler, kişilik özellikleri, günlük tümü

Şu an sitede 14 kişi on-line
Bugün 888 ziyaretçi 
Toplam 11,040,289 ziyaretçi 
 
 
   
  Saat beş oldu. Uyanma gerekmiyor mu?
  16.08.2017 - Günlüğüm
   
 

Saat beşe gelmek üzere. Annemin saati tik, tak.. tik.. tak devam ediyor. Onun saatlerinin modelleri değişti fakat sesleri hiç değişmedi. Sanki hep aynı sesin içerisinde farklı kadranlarda yuvarlanıyoruz. Her bir vuruş bir başka çağrışımın ifadesi. Fakat bir gerçek var ki, her tik tak ile zaman ilerliyor. Ve biz zaman içerisinde bir nokta olarak kalıyoruz.

Saatin tik tak'ları olunca söz konusu Gregor Samsa ve Kafka'yı düşünüyorum.

"Gregor" dedi bir ses, annesiydi bu. "Saat altı kırkbeş oldu. Yola çıkman gerekmiyor mu?" Sadece bir cümlede bile kafka bütün kitabının özetini veriyor aslında.

Kafka yaşadığı çağın zihniyetine o kadar büyük bir tepki duyar ki, bütün eserlerini ölümünden sonra yakılması için yakın dostu Max Brod'a emanet eder. Max Brod ise bu isteği yerine getirmez. Yani bugün Kafka'yı okuyabiliyorsak, bunu Max Brod'un "ihaneti"ne borçluyuz. 

Kafka farklı bir ortamda yaşasaydı eğer, bu kadar etkileyici eserler yaratabilir miydi, bilemiyorum.

Bu arada uçak biletini aldım. Perşembe günü Marmaris'e gidiyorum. Artık annem daha iyi ve nöbet değiştirebilirim diye düşünüyordum. 

Annem ameliyat olalı neredeyse bir ay olacak. Geldiğimiz noktada uyku problemimiz var. Gerçi normaldede olurdu fakat şimdi halsiz bırakacak kadar fazla olunca bir çare aradık ve doktordan yardım istedik. Bugün biraz rahatlaması için doktor uyku hapı verdi. Bir gün önce uyuyamıyordu fakat hareketleri çok kontrollü idi. Bugün ise uyuyabiliyor fakat hareketlerindeki kontrolün azaldığını görüyorum. Uyku hapının verdiği sersemlik onun için acaba daha mı rahatsız edici diye düşünmeye başladım. Sabah uyandığında acaba dinlenmiş olacak mı? Bakalım göreceğiz.

Biraz kendimi toparlaya bilirsem Prag'a tekrar gitmek istiyorum. Kasım sonunda. Aralık başı da olabilir. Hava ayaz..Fakat Prag muhteşem. Kafkanın sesi o puslu havası ile sanki heryerde.

   
   134 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :