Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
1 Aralık 2017
Ellerin yanar senin ...
Elma şekeri
Yıkık Kale
Temmuz
......
ev de
:(
Eleştiri
"hoşçakal"
Limon
Kulaksız
Hırsız
Mezarlık Bekçisi
Kitapçı
yaşam, serum, günaydın şiirleri, bakımsız, sümüklü böcek, aşk, kore mutfağı, saray mutfağı, bayan orkide, tümü

Şu an sitede 14 kişi on-line
Bugün 3,206 ziyaretçi 
Toplam 12,285,682 ziyaretçi 
 
 
   
  Yıkık Kale
  27.08.2017 - Hikaye Kitabım
   
 

 “Son kalemdin, yıkıldın” dedi.
Bir şey diyemedi.
Oysa ki söylemek isterdi:
“Sen mi beni yıkacaksın!”
Aslında o kale  masumiyet kaybedildiğinde zaten yıkılmıştı.
O ağladı, yıkık kale dinledi.
Her şey değersizleşebilir ama annesini kaybetmiş bir gözyaşından daha değerli ne olabilir ki?
O güçlü kale kabul etti bir kez daha yıkılmayı.
Tabii bilmiyordu ne yaptığını.
Kaleler yıkılınca gardı düşer.
Sen yıkarsın, bu benim yıkığım başkası basamaz diyemezsin.
Gelen basar, giden basar.
Gece gökyüzünün yıldızı basar.
Sabah güneşin ışığı basar.
Sokak basar.
Çimen basar.
Yarası olan balık basar.
Gökkuşağı çıkar o basar.
Durup dururken yağmur basar.
Gökyüzü bu diyemezsin ki durup dururken neden basıyorsun diye.
Dedim ya,
Hiçbir kalenin annesini kaybetmiş bir gözyaşı karşısında hükmü yoktur.

PS: Bütün kaleler yıkılabilir. Yeter ki nereden yıkacağınızı bilin.

   
   223 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :