Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günaydın Şiirleri
Yalnızlık
Özlem
Günlüğüm
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Günaydın
Günaydın Sonbahar Sa ...
Günaydın Yaralı Elim
Ellerimizin çiçek aç ...
Günaydın Sabah Yeli
Gülüşün
Yine burdayız...
.........
.........
💐
Günaydın Kocaman Yüreğim
Günaydın Bahar Pencerem
Günaydın Yeni Gün
Günaydın Bahar Yağmuru
Günaydın tutmayan yanım
bugün, hayat işte, hikaye, fenerbahçe küme düşer mi?, son fenerbahçe twitleri, günlük, boyun ağrısı, berber selim, mahmut, kişisel gelişim tümü

Şu an sitede 13 kişi on-line
Bugün 1,796 ziyaretçi 
Toplam 10,882,475 ziyaretçi 
 
 
   
  Günaydın Yaralı Elim
  24.09.2017 - Şiir Defterim / Günaydın Şiirleri
   
 

Günaydın yaralı elim
Sesi bozuk
Gündüzü yok elim
Önünde deniz serili
Mavisi çekilmiş elim

"günaydın"

   
   184 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 1 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2017-09-24 23:34:05
İsim : önemli mi..
Başlık : Fırtınalar
Yorum : Öğleden sonra hazır güneşin sıcaklığını yakalamışken, kaldırıma çıktım ve ofisin sıkıcı-boğucu ve kokucu havasından kurtuldum.

Elli metre ileride tanınmış bir mağazanın ( artık kapalı. aç gözlü mal sahipleri yüzünden ) önüne kadar geldim. Haklısınız. Gerçekten de
mağazanın bahçesinde bulunan çınar ağaçlarının yaprakları sararmışlar ve dökülmeye başlamışlar bile. Rüzgâr bu hafif kuru yaprakları sağa - sola savurmuş, orada-burada öbek - öbek toplanmalarına neden olmuştu.

Karalamalarımı kurşun kalemle yazmıyorum elbette. Yıllar önce dolma kalemimi; evde bir yerlerde ( bu arada saray değil elbette ) kaybettiğimden eminim. Onu nereye bıraktım hangi gizli bölmeye koydum bilmiyorum. Zamana bıraktım. Bir gün bir yer de sanırım bulurum ya da kendisi merhaba ben kendi ayağımla geldim der. Fazla merakta kalma diye bıraktığın davlumbazı terk ettim de diyebilir...( evet. davlumbazın üstüne de baksam fena olmayacak.) Bazen tavanlarda dolaşırım da...Tükenmez denen mavi veya siyah kalemle yazıyorum. Kurşun kalemin ucunu açmak hem zaman kaybına hem de yazdığım karalamaların gidişatını düşürüyor, ben de heves bırakmıyor...

Becerikli olmalı insan. Örneğin Siteler de ( Mobilya yapım işleri ) yaklaşık beş yıl hamallık yaptım. Bu tabii ki sayın bay T. ile kavgamızdan sonraydı. Bir bakıma sınırsız olanakları tepmiştim ama
en önemlisi eyvallahımın olmamasıdır...Tıpkı yazılar gibi eyvallahsız yaşamak bu müthiş bir duygudur... Çekmecelerinize çözüm bulurdum ve sizi sinir eden bu işten kurtarırdım...

Belirtmeliyim ki kızmak-öfkelenmek size yakışıyor. Yazdıklarınıza kahkahalarla gülmesem bile bayağı gülümsedim. Vay be dedim fırtına gelirse böyle olur işte...Gülümseten fırtına...Gülümseten fırtına. Fena durmuyor...

Yine de yıllar önce kocalarından kalan cukkaları acımadan yiyen hanımlarla şöyle bir diyalog yaşamıştım; ( istem dışı iç mi geçirdim ofladım mı esnedim mi? Bunlardan biri olmalı...) Filiz hanım bakın ne dedi; Ulan onun-bunun çocuğu ne esneyip iç geçirip duruyorsun karşımızda? Daha ben yanıt vermeye hazırlanırken arkasını yapıştırdı; hadi biz menopoza girdik bir yanıyoruz bir üşüyoruz sana ne oluyor da karşımızda iç geçirip duruyorsun? Özür filan diledim ama fayda etmedi...

İyi geceler gülümseten fırtına...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.