Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günaydın Şiirleri
Yalnızlık
Özlem
Günlüğüm
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
29 Kasım
Göz alabildiğine umu ...
Sabahın Tazeliği
Yine Sana Dair
Öylesine çok seviyor ...
:-
:
:-
ödevimde çok yardimcı old ...
:(
Günaydın
Bahar bize de gelsene
Gün Sana Kavuşuyor
Ah İstanbul İstanbul olal ...
Öyle gözlerimin içerisind ...
pleysteyşın almalı mı, pleysteyşın fiyatları, teknoloji, nette vanilyalı kahve, bursa, senin gözlerin, gecenin sessizliği ve serçeler, bakımsız, günlük, tümü

Şu an sitede 13 kişi on-line
Bugün 5,592 ziyaretçi 
Toplam 11,180,278 ziyaretçi 
 
 
   
  Göz alabildiğine umut
  03.11.2017 - Şiir Defterim / Özlem
   
 

Sen gelmişsin

Tuz kokusu
Yosun kokusu
Ter kokusu
Yüreğimi alllak bullak eden
Yaylaların kokusu
Bırak essin rüzgar
Kimden yana eserse
Şehirlere uğrasın
Nehirleri geçsin
Vadileri aşsın
Bütün zenginkliklerini döksün eteklerinden
Varsın uğramasın bize
Bölünmüş ekmeğe sarıyorum ya seni
O zaman bayram oluyor işte
Hepimize yetnese de
Göz alabildiğine umut işte
   
   497 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 1 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2017-11-04 10:27:57
İsim : Turgutozd
Başlık : İşte
Yorum : Şehrin kıyılarında dolaşmayı, rüzgara karşı direnmeyi, Konuşmayan dilimi ,uyanmayan zamanımı ,varsın gelsin dediğim kaderimi, varsın okumasın dediğim zamanımı hiç düşünmediği zaman su içerken düşündüğümü
varsın anlamasın.
***
İlginçtir; bir süredir kendimi, bir tren vagonunun penceresine dayanmış, gözleri yolda, geçtiği yerleri dalgın bakışlarla izleyen biri gibi görüyorum. Yaptığım yolculuklar, okuduğum kitaplar, insanlarla süren ilişkilerim, gün boyu yaşadıklarım… Her şey gözlerimin önünde önlenemez bir hızla akıp gidiyor. İçlerinden duygu ve düşüncelerimi katarak yazabildiklerim oluyorsa, onlara kayıt altına alınmış, kurtarılmış gözüyle bakıyorum. Diğerleri bir şekilde belleğimin raflarında yerlerini alıyorlar. O sürüklendiğim zaman ırmağı son hızla akarken, izlediğim son görüntüler, edindiğim yeni bilgiler, yaşadığım olaylardan bazıları ya unutuluyor ya da bir anımsama sırasında yeniden karşıma çıkıyorlar.

Aslında sözü şuraya getirmek istiyorum:

Yıllar geçtikçe, o görünmeyen zaman treni giderek hızını artırıyor. Eskiden benim için önemli görünen olaylar, ilginç gelen görüntüler, dağarcığıma ekleyeceğim yeni bilgiler, artık o akış sırasında sanki sıradanlaşıyor. Oysaki zaman geçiyor, yaşam doğal akışı içinde sürüyor; değişen mutlaka ben oluyorum.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.