Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Türkiye
Anneler Günü
Günaydın Yazıları
Blog
Teknokentim
İzlediklerim
Gezi Defteri
Türkçe
Ekonomi
İstanbul
Aşk
Aktüel
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
...
Fıskiye
1963'te İstanbul
Yağmur
Günaydın Hayalim
:-
:
:-
ödevimde çok yardimcı old ...
:(
Kız Nasıl İstenir?
İstanbul'da Bir Hafta
Annem Kime Oy Verecek
Fotoğraflarla Türkiye'dek ...
Gamzelerin alık alık
çocuklar, yaşam, kötü ruh, seviyorum ama, bu dünyada olmazsa benimle öbür dünyada birlikte ol, tuhaf ama gerçek olaylar, günlük, aşk, yaşam ve insanlar, insanlar aşık olunca ne yapar tümü

Şu an sitede 12 kişi on-line
Bugün 5,597 ziyaretçi 
Toplam 11,180,283 ziyaretçi 
 
 
   
  Bugün İstanbul'da
  10.11.2017 - Günlüğüm
   
 

On kasım...İstanbul'da..
Bitirerek yaşadığımız yorgun ve kansız günlerden biri.
Uyanmanın ıstırap olduğunu söyleyen bir günden insan daha ne bekleyebilir ki?
Bir mucize değil elbette.
Sandalyeler oturacak insanları beklerken girdik içeri.
Daha bakar bakmaz onun muhteşem bir kitap olduğunu gördüm.
Sonra öğrendim ki, mekan sahibi imiş.
Yüzümüze eski bir tanıdık edası ile bakan bu eski kitap,
Geç kaldınız dedi.
Biz de sizi uzun süredir bekliyorduk.
Önce anlamadım ne olduğunu.
Neden böyle söyledi.
Ben tanımıyorum ki onu.
Devam etti, ama dili değişmişti.
Bilmediğim, hakim olmadığım bir dilde konuşma başlamıştı.
Acı çekiyordu.
Ağzı cam kırıkları ile doluydu.
Hali ile kanatıyordu konuşurken
Gerçi sussa farklı mı olacaktı,
Cam kırıkları varsa bir defa ağzınızda sussanızda can yakarsınız
Bana döndü;
Siz..
Siz peki..
Bilmiyor muydunuz en tehlikeli kelimenin ne olduğunu
Belli ki dersine iyi çalışmıştı... ama.. dememe fırsat vermedi.
Bana öyle bakmayın ben bir kitap değilim dedi sonra.
Sayfalarıma dokunmak için öykünmeyin
Yaşarken anlaşılır olmaya mecbur insanlar vardır diyebildim belli belirsiz

Ve onların sorumlulukları..
Sizce sadece muhteşem bir kitap olmayı ister mi insan diye sordu.
Yok elbette değil, "nedensiz ve sebepsiz de olabilmeli" dedim.
Bekledi bir süre..
Sonra çıkardı ve yalnızlığını verdi

Örtün üzerinize dedi belki bir gün bir yerlerden yeniden başlayabilmek için iki tuğla koyabiliriz üst üste.

   
   143 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :