Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
Kişisel Gelişim
  Yol Alan Yazılar
  Bilmece
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Deneyim satın alın
Bir kafes, kuş arama ...
Lady Godiva çıplak!
Sevmek Fırtınaları D ...
Bir Şey Ancak Değer ...
özgür olmak
zweıg
sitem
inat;
spor mu
"Sen benim için önemli de ...
Haftasonu tatili hakkında ...
Neden Ben?
Işık
Bu Yazıyı Okumalısınız
mektup, günlük, gunluk, atatürkün kız kardeşi, bakımsız, gününüz aydın olsun, günaydın, aşk, sümüklü böcek, tümü

Şu an sitede 15 kişi on-line
Bugün 15,051 ziyaretçi 
Toplam 12,017,816 ziyaretçi 
 
 
   
  Bir kafes, kuş aramaya çıkmış..
  27.02.2018 - Laboranite / Kişisel Gelişim / Yol Alan Yazılar
   
 

Bir kafes, kuş aramaya çıkmış..

Bulmuş da kuşları, hem de birçok… Öyle çok kuş girmiş ki kafese, kafesin dışında kalanlar kendilerini tutsak ve yalnız hissetmeye başlamışlar. Kafesin içi sıcakmış, güvenliymiş, içindekiler zamanla unutmuşlar önceden özgürce yaşadıklarını… Dışarı çıkmak istemiyorlarmış, duvarları zorlamak akıllarına bile gelmiyormuş. Hâlbuki açıkmış kafesin kapısı, hani o kendi istekleriyle girdikleri kapı…

Özgürlük kelimesini bazen dışarıda uçan kuşlardan duyuyorlarmış; dışarıdakiler istiyorlarmış ki içeridekiler de onlar gibi özgür olsun, uçsun, yaşamın tadını çıkarsın, korkarak yaşamasınlar. Fakat içeridekiler özgürlük denince delilik anlıyorlarmış. Özgürlük de neymiş canım, dışarıda istediğin gibi uçacaksın da ne olacak? Aç mı tok mu olacaksın belli değil, hele bir de her an bir yırtıcı kuş tarafından yemek yapılma korkusu… Yok yok, özgürlük hiç de onlara göre değilmiş. Onlar burada kalsınlarmış, yemekleri varmış, yırtıcı kuş tehlikesi falan da yokmuş. Tamam, hareket alanları biraz kısıtlıymış, her istediklerini de yapamıyorlarmış; olsun canım, dışarıda olup yalnız kalmaktan iyidir ya…. 

 

Bu arada dışarıdakiler de artık kafesin içindekileri ikna etmeye çalışmaktan vazgeçmişler. Kendi hayatlarını yaşamaya koyulmuşlar. Sayıları gerçekten de çok azmış; bazılarını yırtıcı kuşlar kapıp götürürken, bunu gören bazıları da kafese girmeye karar veriyormuş. Kafes gelen herkesi kabul ediyormuş zaten. Hayal kırıklığına uğrayan dışarıdakilerin yapacak bir şeyi yokmuş. Savaşmaktan, mücadele etmekten başka… Onları cezbeden neymiş, kim bilir… Özgür olmak diyorlarmış onlar, kendin olmak, saf katışıksız… Birilerini memnun etme kaygısı olmadan… Bir şeyi yapacaksa kendisi için yapmak, sevecekse kendisi için sevmek… Bir kafesin yarattığı kurallara değil, kendi iç dünyasının yarattığı kurallara uymak… Uçmak istediği zaman uçmak… Gitmek istediğinde gitmek…

 

Kafesin içindekiler sanıyorlardı ya, yırtıcı kuşlar onları alıp götürmez diye, bilmiyorlarmış ki kafesin kapısı açık duruyor. O kadar kendilerinden eminlermiş, kafese o kadar güveniyorlarmış ki kendi girdikleri kapının açık olduğunu da unutmuşlar.

Bir gün bir kartal çığlığı duyulmuş uzaklardan. Özgür kuşlar kaçıp saklanmışlar, onlar için yeni bir şey değilmiş zaten, alışkınlarmış tehlikelerden kurtulmaya. İçeridekiler- özgür olduklarının farkında olamayanlar- hiçbir şey yapmadan beklemişler gelip geçmesini.

Kafesin kuşlarla dolu olduğunu gören kartal bir hamlede aldığı gibi yere atmış kafesi. Ne olduğunu anlayamayan kuşlar oldukları yerde kalakalmışlar. İşin kötüsü uçmayı da unutmuşlar, kaçamamışlar. Kartal “iyi ki koymuşum bu kafesi buraya” diye düşünmüş. O ve arkadaşlarını oldukça güzel bir akşam yemeği bekliyormuş şimdi.

Kafesi yerine kaldırmış kartal, ne de olsa buraya gelecek kuşlar olacakmış yine.

Kafes, yeniden kuş aramaya çıkmış. Yeniden, yeniden…

Franz Kafka

   
   212 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :