Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Güzel Fikir
Türkiye
Anneler Günü
Günaydın Yazıları
Blog
Teknokentim
İzlediklerim
Gezi Defteri
Türkçe
Ekonomi
İstanbul
Aşk
Aktüel
Mektup Kutum
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Günaydın Paris
Hiç iyi değilim Osma ...
Günaydın Soluğum
Ben Ne Dinliyorum
Kareli Öyküler
Virgül
Insanları burayı doldurma ...
....
......
ev de
Kız Nasıl İstenir?
İstanbul'da Bir Hafta
Annem Kime Oy Verecek
Fotoğraflarla Türkiye'dek ...
Gamzelerin alık alık
yaşam, hayat, gösterişli plaka, istanbul şiiri, şiir, bakımsız, garip gelenekler, ekonomik kriz, ekonomi, günlük tümü

Şu an sitede 3 kişi on-line
Bugün 1,880 ziyaretçi 
Toplam 12,302,322 ziyaretçi 
 
 
   
  Günaydın Bekleyiş
  24.04.2018 - Günlüğüm
   
 

G,ünaydın Bekleyiş
Kıvrılan yalnız sokak 
Bekleyeni olmayan otobüs durakları
Saka Kuşu günaydın
Günaydın deli yağmur
Bir tekeri kırık, sırtı eğik kör sandalyem günaydın

   
   266 kez okunmuştur. Yorumlar (5) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 5 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2018-04-24 07:29:59
İsim : önemli mi...
Başlık : Günaydına adanan
Yorum : günaydın...

günlerdir ortalama 3-4 saat uykudan sonra olacak işte bu sabah güneş
doğmuş yan bahçeden serçe sesleri eşliğinde çırılçıplak uyandım.
son zamanlarda yeni yeni alışkanlıklarım var. boy aynasında kendime bakmak kilomu görmek sonra da Somalili aç çocukların şişmiş göbeklerini sıskalıklarını düşününce ve kemiklerini sayınca kendime -utanmalısın it herif, deyişim var...bu nedenle bazı sabahlar hazırladığım kahvaltılıkla yesem mi yemesem mi ikilemine düşüyorum.
mesela bu yazıyı sayfanıza güzelliğinize nüktedanlığınıza alımınıza cakanıza yazarken açım. Kuru bir bardak çayla boğuşup duruyorum.
tabii çıplak değilim. Duşumu aldım aklandım - paklandım ve elbette
masturbasyon çekmedim ki ; değerimi bilesiniz diye sayfanıza günahsız oturmayı kendime görev hatta sorumluluk olarak, tâ içime
kadar sindirdim...

Kaç zamandır hastayım?

Kaç zamandır üzgünüm?

Kaç zamandır gözlerimin dolu dolu oluşuna artık şaşırmıyorum?

İzin verirseniz çayımı koymam gerek. Merak etmeyin mutfak kilometrelerce ötede değil. Hemen dönerim ...

Evet döndüm işte.

Nerede kalmıştım?

Aslında fena halde tökezleyip duruyorum. Özellikle şöyle bir hafta da olsa izin alarak Kekova adasına yollanmayı düşünüyorum. Yıllardır gitmedim. Eşekleri kestaneleri duruyorsa mesele yok. Değiştiyse dönmem içten bile değil...

Bundan önce yazdığınız dizelerin büyüsüne kapılmamak elimde değildi. Neden şiir yazmıyorsunuz sorusunu sormadan edemeyeceğim? Neden şiir yazmıyorsunuz? Örneğin çakmış olduğunuz çiviler çok sağlam. İmge mi? Onlar evet. Bence yazmalısınız. Gerçi düz yazılarınızda da şiir kokusunu almıştım geçen günlerde ama şöyle bir derinlemesine dalınca, şiir işi var demekten kendimi alamadım...

Oh be sırtıma güneş değdi. İçim ısındı. Sıcak çay gibisi yoktur. Hele Seylan da olursa gel keyfim gel...

................................................................gününüz aydın olsun...
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-04-24 10:10:12
İsim : masal
Başlık : bekleyiş;
Yorum : her gün yanlızlığa giden o camları kırık otobüse biniyorum.
ön koltuklar dolu,
hep yanlızlığa gidiyor insanlar.
şöfore sorsan o daha da dertli,koltukta bile yanlız oturuyorum diye ,söyleniyor her sabah.
bu yanlızlık var ya,insansızlık değil aslında ,
bu yanlızlık gönülsüzlük.
insanların gönülleri çok daralmış.içine kimse sığmıyormuş.
benim dünya kadar olan gönlüm de dar artık ve boş.anahtar deliğini bile tıkadım inan.kimse giripte baş köşeye oturmasın öyle.çay yap,kahve yap,
şarkı söyle,masal anlat,gezdir,dolaş.ömrüm tükendi.yok artık öyle.bol keseden gönül...


ayy delicim yaa...valla yalanım yok..kapattım kapımı.ne rahatmış bu dünya.kapris yok,çile yok.
***
Üstündeki elbiseleri çıkardığında
Sadece o günü değil yarını da değiştireceğini bilmiyordu
Dışarıda bıraktığının yalnızca ter kokusu olduğunu düşündü
Oysaki yenileniyordu
Bütün bedeni bir depremin yıkık duvarları arasından çıkıyordu
Güneşi görmeliyim diye düşündü
Sabahın muştucusu güneşi
Böyle zamanlar ışığın sızdığı zamanlardı
İnsan bedenine
Yaprak bedenine
Suyun bedenine
Sözlerin bedenine
Aydınlığın sızdığı zamanlar
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-04-24 11:49:43
İsim : masal
Başlık : inat;
Yorum : ben ısrar ediyorum.bu yalnızlık iyi bir şey gibi geliyor son günlerde.
tek başınalık...
ben bu yalnızlığı dostsuzluk diye değiştiriyorum aslında.
insanlar öyle kapris ve müthiş gururlu ki ;
ben böyle zamanlarda yazıya sığınıyorum işte.
yazı öyle bir şey...benim için.yalnızlık teknesi.biniyorum ve denize açılıyorum.teknenin altı delikse;günah benden gitti.

https://yagmursusuncabaslar.blogspot.com.tr/

teknenin altı delik.

belki de rüzgara fısıldıyorum.
***
Dostsuzluk ve yalnızlık...
Yalnızlık başka bir şey sanki
Dostlarının arasında
Binlerce kalabalığın içinde
Sevdiklerinin arasında da yalnız olabilirsin.
Yalnızlık güzeldir
Huzurludur
İçerisinde yaban tohumları bulunan hikayeler ekilmemişse eğer
Franz Kafka – Milena’ya Mektuplar yazarken yalnızlığı şöyle tanımlıyor:
“İçi insanlarla dolu büyük evler var karşıda, gene de tek odada bir başına olmak, bir evde yalnız yaşamak, yaşamın en önemli yanı, daha doğrusu: Kimi zaman yalnız kalabilmek mutluluğun ilk koşulu.”
Dostsuzluğa gelince?
İnsanlar en kadim dostlarına kırılıyorlar sanırım.
Kapris ve gurur önemli değil de,
Tamiri zor oluyor kırgınlıkların.
Fakat yine de...
Evet yine de diyorum
Rüzgarı bırak
Sonunda ölüm yok ya
Yürümeye bak..
Dostum diyorsan tabi..
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-04-24 13:54:50
İsim : önemli mi...
Başlık : özgür olmak
Yorum : çırılçıplak uzandım beleşti kefenim
...
Soru şu;
Bir erkeğe bir kadın der ki,
-acaba elbisemizle sevişsek olur mu?
-bari geceliğin olsaydı demek zorunda kaldı
Erkek de...

Sıkıntı yoktu. Gerçek nasıl olsa çıplaktı. Ama
et ve kemik çürüyüp gidecekti..

çimenlere gömüldüler. Gerçeğin peşine düştüler. kayboldular...

Oysa iki kere iki dört eder. Görünenin ve görünmeyenin dört ettiği gibi...

Bulanık suda balık avlarken av,
Duru su dururken kefenlnizle birlikte
daha sevimli...

çırılçıplak olmak iyi gelir...bence herkes denemeli...
***
- İnsanlar neden örtünürler?
- “Sağlam” hissetmek için.
- Bir parça kumaş nasıl bizi sağlam hissettirebilir ki?
- Zihin alanında bu kumaş parçaları olduklarından daha büyük bir şeye bağlılar; insanlığı yöneten oldukça kuvvetli bir modifikasyona. Bu modifikasyonun kaynağı olan tohum, insanlığı, insanlığın dünyasını yaratıyor. Bu küçük kumaş parçası aslında kişinin bu yaratıcı gücünü güvende ve kısmen kontrol altında tutuyor ki bu güç genelde kontrol altında tutulmakta zorlanılan, çok büyük bir güçtür.
-İnsanların zihni peki? Zihnin çıplaklığı?
- Tıpkı kıyafetler gibi öğretiler de insanı güvende tutar.
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-04-24 17:54:40
İsim : masal
Başlık : bir sen
Yorum : yalnızlık gelir ,parmak uçlarından öper ya....

delicim.sen iyikisin hep benim için

yorum ulaştı mı,teknolojik bir sorun oluyor da şu an burda:)
***
parmak uçların ses verir konuşur ya...
bahar dedirtiyor insana..

sesinde püfür püfür ılık rüzgarlar.
bahçemde,balkonumda,masamda..
başucumda çiçekli nevresimler..

bahar bitmeden
....
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.