Ana Sayfa
Profilim
İletişim
Mutfağım
Bilgi Kumbaram
Mektuplar
Mizah
Hikaye Kitabım 2
Kitaplığım
Bakımsız
Fotoğraf Sütüdyom
Laboranite
23. Madde Bürosu
Şiir Defterim
Günlüğüm
Mektup Kutum
Kuyruklu Yıldız
Yamalı Mektuplar
Hayvan Çiftliğim
Çocuk Parkım
Botanik Bahçem
Merhaba Çaydanlık
Marché aux Puces Par ...
Bir mektup da sana: ...
Mektup
Mektup
Virgül
Insanları burayı doldurma ...
....
......
ev de
Canım
Ayrılığın rengi
Deli’mden mektup gelmiş
Artık kimse mektup yazmıy ...
Günaydın Reçel Kavanozum
hayat bu işte, şiir, mektup, 10 Nisan 2006, günlüğüm, hayat akarken, ırakta söz sahibi olmak, akbaba sofrasına nasıl meze olunur, kişisel gelişim, tümü

Şu an sitede 3 kişi on-line
Bugün 1,851 ziyaretçi 
Toplam 12,302,293 ziyaretçi 
 
 
   
  Merhaba Çaydanlık
  13.05.2018 - Mektup Kutum
   
 

Merhaba çaydanlık,
İşe geldim.
Perdeleri açtım
Pencereleri araladım.
Masaya bardağı koydum.
Senin aydınlığını koydum.
Fesleğenleri ve Maydanosları koydum.
Gülümsüyordun, gamzenden aşırıp ufak bir parça koydum.
Eflatun orkideler kapı arasından bakıyordu
Onlara gülümsedim.
Çalışmaya başladım.
Atladığım bir ayrıntı olabilir mi diye baktım.
Hayır yoktu.
Şimdi gelelim söyleyeceklerime;
Çok üzgün olarak belirtmek zorundayım ki,
Onlar, senin elbiselerin değildi.
Senin olsa tanırdım.
Sen ikinci bir elin değdiği bir satıcıdan alırsın mutlaka elbiselerini.
Başkası olsa burun kıvırır da,
Sen giyilmişlik yaşanmışlıktır dersin.
Ötene berine oturdu mu,
Yıkayı verir geçirirsin üstüne.
Kırk yıllık elbisen gibi de sahiplenirsin üstelik.
Herkes sahiplenmez bilirim.
Zordur yani.
Sokak derler, ayırırlar bir kenara.
Oysaki sokaklar beslemiştir onları.
Çöpleri iki gün kapıdan alınmasa kurtalacaktır mahalleleri
Hani senin çok sevdiğin Limon ağacı var ya.
Ona bakarken düşündüm bütün bunları.
Sana ait olmayan duyguların da esiri olma çaydanlık.
Hayat gerçekten kısa.
Biri beni eleştirirse onu başımda taşırım.
Biri beni taşlarsa taşlarını ayıklarım.
Biri bana gülerse ben de gülerim.
Gördüğün gibi birinde biraz daha emek harcıyoruz ama, 
Oluyor işte.
Gelelim elbiselere.
Vallahi olmamıştı.
Yoksa der miyim hiç, bu elbiseler senin değil.
Özlüyorum ben seni ne yapabilirim.

   
   132 kez okunmuştur. Yorumlar (3) - Yorum yaz! - Etiketler :
   
Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!
İsminiz :
Başlık :
Yorum :
   
   
Toplam 3 yorum yapılmıştır.
Tarih : 2018-05-13 16:14:10
İsim : konuk
Başlık : sabır edin
Yorum : içine seylan çayı karıştırılmış çayımı yudumluyorum. Bir yandanda erdemli olmanın anlamını düşünüp duruyorum
çaydanlık yazınızı okurken. Yine dedim birileri kızdırmış sinlrlendirmiş olmalı çok değerli sayfa sahibini...bana öyle geldi ki sanki yıllar önce yaşadığız sıkıntıların hayal kırıklarının acısını böyle tuhaf yazılar
yazarak sizi kızdıranlardan lntikam alıp rahatlıyorsunuz. Gerçi beni alakadar etmez sayenizde ufkum açılıyor ama samimiyetle belirteyim üzülüyorum. çok mu fazla mı oldum?


şimdi?

***
Yok be Hayat
Bir satırımda kızgınlık, kırgınlık yok hiçkimseye karşı hemde
Benim lügatım da yok ki öyle şeyler

Bakma sen oluyor arada gökten buluttan filan geliyor.
Doğa olaylarına karşı insan bir şey yapamaz ki
Yağmur yağma mı diyeceksin
Şimşek çakma mı diyeceksin

Şayet yazdığım yazıda böyle bir duygu veriyor isem
O da benim acizliğim
Bir okuyucu olarak maruz görünüz

Şimdi?

Şimdi güller akıyor karşımdaki mavi duvardan.

Paris yazısı yazıyorum.
Damarları olan..
Ne zaman biter bilemem
Bir gün mü bir hafta mı bir ay mı artık..
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-05-13 16:32:59
İsim : konuk
Başlık : çaba
Yorum : Durum çok vahim hal almaya başladı. Egolarınızdan kurtulmalısınız. Böyle giderseniz ciddi anlamda okuyucunuz varsa bence kaybedersiniz. Sanki tüm meseleniz benmişim gibi yaklaşımlarda ve blr şeylere benzetmekten de zevk aldığınız ortada dururken duygusal açıdan bakıldığında kazanımınızın olmayacağı kesin. Sanırım değişmeye de niyetli değilsİniz...Ben sizin rakibiniz değilim. Ben sayfanıza karınca kararınca yazı kondurmaya çalışan biriyim.
Siz beni 100 metre koşucusu mu sandınız?

***
Ölürüm ben sana ya
Çok güzelsin çok
Yok ben seni 100 metre koşucusu olarak sanmıyorum elbette

Mazallah öyle koşu moşu derken
Bir şey olur başına bir şey gelir
Kahroluruz

Okuyucularım beni bilir
Bırakır mı onlar ya
Gece kabusları olurum
Canlarını çıkarırım
Var mı öyle bırakıp gitmek
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
   
Tarih : 2018-05-13 16:57:19
İsim : Masal
Başlık : Bazen
Yorum : Bir şey oluyor ve sistemin çarkları sizi de içine alıveriyor.Bir bakıyorsunuz bir kaşınız ,iki gözünüz,bir parmağınız çarkın içinde dönmeye başlıyor.
Üstünüze yakışmasa da o elbiseleri giyiveriyorsunuz anlamadan üstünüze.yakışmıyor değil mi? Ama insan özüne döner tekrar.Dişlilerden kurtarır yakasını,paçasını.

Senin yazdıklarına gelince delicim,
Kelimelerin benim günışığım,
Bahçemdeki zetin ağacım.


Eleştiriler komik olunca gülüyor insan
Hani böyle eleştireceksen adam akıllı eleştireceksin.
Komik olınca olmuyor.

İnsan okuyucum olsum derdiyle yazmaz zaten.
İçinden geldiği gibi yazar.

Özlemek bu çok uzun bir mesele.
İnsanı süründürür.
***
Biz çocukken masallar dinlerdik
Saatlerce bitmeden usanmadan anlatırdı masalcımız
Kimi zaman anlatıcımız bir nineydi görmüş geçirmiş
Kimi zaman bir dede yılları devirmiş
Ben en çok zervatçının anlattıklarını severdim
Tek tekerlekli arabasındaki her bir parçanın büyülü bir hikayesi vardı
Sonra büyüdük
Masalları yıldızlar anlatır oldu
Gökyüzü
Şimşekler
Çınarlar
Hani sokağa çıkıyorum ya
Ne zaman yeşile bulansam
Sen kokuyorsun
Ben de masal oluyorum
Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.